Göktürk semtindeki lüks ikametgahında, ani bir trajedona sahne veren olay, ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ’un hayatına renkli bir gölge düşürdü. Evinin bahçesinde devam eden tadilat projeleri sırasında meydana gelen ve bir işçinin ağır yaralanmasına yol açan olay, hukuki süreçlerin ve iddiaların merkez üssü haline geldi. Olayın ilk raporlarına göre, Türkmenistan kökenli bir inşaat işçisi, çatıya temizlik amacıyla çıktığı sırada düşerek ciddi yaralar almıştır ve yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınmıştır.
Olayın hemen ardından, tadilat işlerini üstlenen firmanın patronu, karakolda sorgu süreci geçirdiği sırada, kendisini Kıvanç Tatlıtuğ’un avukatı olarak tanıtan bir şahsın, kendisine sözleşme imzalatmaya çalıştığı iddialarda bulunmuştur. Bu iddialar, firmanın sahibi tarafından yapılan resmi suç duyurusunun temelini oluşturmuş, hukuki bir süreç başlatılmıştır. Durum, Kıvanç Tatlıtuğ’un avukatı İbrahim Ateş tarafından derhal kamuoyuna yönelik bir açıklama yapılmasına neden olmuştur.
Ateş’in açıklamaları, olayın detaylarını aydınlatırken, olayda yer alan taraflar arasındaki karmaşık ilişkiyi de gözler önüne sermiştir. Olayın 31 Ağustos tarihinde meydana geldiği ve Tatlıtuğ’un ailesinin olay sırasında şehir dışında olduğu bilgisi paylaşılmış, tadilat çalışmalarının Göktürk merkezli bir firma tarafından yürütüldüğü vurgulanmıştır. Ancak, avukat Ateş’in yaptığı açıklamalar, firmanın yetkililerinin, çalışan bilgisi ve onayı olmadan, yevmiye usulü çalışan bir işçiyi çalışma alanına getirdiği, bu durumun da emniyetteki ifadelerde yer aldığını ortaya koymuştur. Ayrıca, avukat Ateş, Kıvanç Tatlıtuğ hakkında herhangi bir soruşturma yürütülmediğini, olayın ardından yasal süreçlerin titizlikle takip edileceğini ifade etmiştir.
Olayın ardından Kıvanç Tatlıtuğ, yaralanan işçinin ailesiyle iletişime geçerek, tedavi masrafları ve diğer ihtiyaçlarıyla ilgilenmiştir. Bu destek, hem vicdanın sesini yükseltmiş hem de olayın ardından gösterilen duyarlılığın bir örneğini sunmuştur. Avukat İbrahim Ateş, firmanın yetkilisi Atilla A.’nın adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını ve hukuki sürecin yakından takip edileceğini bildirmiş, ayrıca olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği değerlendirilen kişiler hakkında şikayette bulunulacağını ve dava açılacağını duyurmuştur. Bu durum, olayın hukuki boyutunun daha da derinleşmesine neden olmaktadır.