Parti içindeki gerilimlerin tırmandığı son gelişmeler, CHP lideri Özgür Özel’in, eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın kurultay öncesi yaptığı iddialara karşı yaptığı açıklamalarla şekillendi. Yalım’ın, Özel’e para ve araç temin ettiğini öne sürmesi, partide büyük bir yankı uyandırdı ve hukuki süreçte önemli bir dönüm noktası oluşturdu. İddiaların detayları, sözcü televizyonu aracılığıyla kamuoyuna aktarılırken, Özel’in savunmaları da dikkat çekti.
Yalım’ın ifadesinde yer alan iddialar, özellikle para transferleri ve araçların temini konusunda şok edici ayrıntılar içeriyordu. 200.000 TL’lik nakdi, Özel’in Manisa’daki evine, Özgür Özel’in talimatıyla whatsapp üzerinden bahçe duvarı üzerinde poşet içerisinde bırakması, kamuoyunda büyük bir tartışma konusu haline geldi. Ayrıca, 1 milyon TL’lik parayı, CHP il başkanlığı binası yakınında Özel’in arkadaşı olarak tanımladığı Demirkan’a teslim etmesi de dikkat çekici bir detaydı. Bu süreçte, araçların faturalarının ve aksesuarlarının partinin kendi imkanlarıyla karşılandığı, Mercedes TIR’larının indirimli fiyatlardan alınarak partiye fayda sağladığı iddiaları ise, Özel’in savunmalarında tekrarlandı.
Özgür Özel’in savunmaları, Yalım’ın iddialarının büyük ölçüde yalan olduğunu ve partinin mali kaynaklarını koruduğunu vurgulayan bir stratejiye işaret ediyordu. Özellikle, araba içine yapılan eklemelerle ilgili şüphelerin giderilmesi ve “benim şahsi cebime giren herhangi bir şey yoktur” ifadesi, Özel’in iddialara karşı koyma çabasının bir parçasıydı. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi’nin denetiminde devletten alınan parayla yapılan ödemelerin, farklı bir şekilde karşılanabileceği yönündeki argümanı, tartışmayı farklı bir zemine taşıdı. Yalım’ın iddiaları, partiye yönelik olası bir kamu zararı riskini ortadan kaldırmayı amaçlıyordu.
Bu gelişmeler, CHP içinde yaşanan çekişmelerin ve rüşvet, ihaleye müdahale gibi suçlamaların yeniden gündeme gelmesine neden oldu. İddiaların doğruluğu, hukuki süreçlerle belirlenecek olsa da, Özgür Özel’in savunmaları, partinin mali yapısıyla ilgili önemli soruları da beraberinde getirdi. Yalım’ın iddialarının, partideki farklı gruplar arasındaki güç mücadelesinin bir sonucu olup olmadığı, gelecekteki gelişmelerle netlik kazanacak gibi görünüyor.”}