Türkiye’nin hayvancılık sektöründe, özellikle canlı sığır ithalatı konusunda uluslararası bir aktör haline geldiği gözler önüne seriliyor. Mevcut tarım politikalarının, ülke ekonomisini dışa bağımlı hale getirdiği ve yerli üreticileri zor durumda bıraktığı bir dönemde, Türkiye’nin Brezilya ile kurduğu ticari ilişki, yeni bir stratejik hamle olarak değerlendiriliyor. İthalat rakamlarındaki keskin artış, bu ilişkinin ne kadar kritik olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Bu yılın ilk yarısında, canlı sığır ithalatı yüzde 18.3’lük bir artışla 177 bin 265 tona ulaştı ve 904.6 milyon dolar seviyesine yükseldi. Bu durum, Brezilya’nın Türkiye’nin en büyük pazarı haline geldiğini ve bu ülkenin toplam ihracatının yüzde 40.2’sini Türkiye’nin satın aldığına işaret ediyor. 2026 Ocak-Temmuz döneminde Brezilya’dan 299 bin 282 baş canlı sığırın Türkiye’ye getirilmesi, bu ilişkinin ne kadar derin kök saldığını gösteriyor.

Ancak bu durum, sadece ithalatın artışıyla sınırlı değil. Türkiye, Fas, Irak ve Mısır gibi diğer ülkelerden de önemli miktarlarda canlı sığır ithal ederek, bu alanda küresel bir talep merkezi olma yolunda ilerliyor. Bu durum, yerli üreticilerin rekabet gücünü olumsuz etkileyebilir ve sektörde ciddi dengesizliklere yol açabilir. Bu nedenle, Türkiye’nin tarım politikalarını yeniden gözden geçirmesi ve yerli üretimi destekleyici stratejiler geliştirmesi büyük önem taşıyor.

Brezilya’nın 2027 yılına kadar 250 bin başlık bir ihracat gerilemesi öngörülmesi, Türkiye’nin bu pazarın uzun vadeli stratejik ortağı olma potansiyelini güçlendiriyor. Ancak, bu ilişkinin sürdürülebilirliğini sağlamak için, hem Brezilya hem de Türkiye’nin karşılıklı çıkarlara dayalı, şeffaf ve adil bir işbirliği yapması gerekiyor. Aksi takdirde, Türkiye’nin hayvancılık sektöründe sürdürülebilir bir büyüme kaydetmesi zorlaşabilir.