Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektörü, küresel ekonomik dalgalanmaların ve iç piyasadaki talebi etkileyen faktörlerin etkisiyle önemli bir zorluk dönümünde. Sektörde gözlemlenen yüzde 15,1’lik üretim gerilmesi, sadece hazır giyim imalatını değil, aynı zamanda bu imalatın temelini oluşturan iplik ve kumaş gibi tekstil hammaddelerine olan talebi de olumsuz etkilemiş durumda. Yılın ilk aylarında ihracat rakamlarında hafif bir artış olsa da, bu artışın sektörün genel sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığı açıkça görülüyor.
Bu durum, sektör temsilcilerinin uyarılarını destekliyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ahmet Öksüz, hazır giyim sektöründeki sert daralmanın tedarik zinciri üzerinden tekstil imalatına yansıdığını vurgularken, sanayideki kapasite kullanımının kritik seviyelere gerilediğini ve bu durumun sürdürülebilir olmadığını belirtiyor. Birçok tesisin üretim faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını, hatta bazı büyük oyuncuların işleri kapattığını ifade ederek, sektörün karşı karşıya olduğu ciddi kapasite sorununu gözler önüne seriyor. Hammadde fiyatlarındaki artışın, talepteki düşüşle birleşmesi, üreticilerin ciddi bir maliyet baskısıyla mücadele etmesine neden oluyor.
Sektör temsilcileri, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na döviz dönüşüm desteklerinin artırılması ve sektörel ayrım yapılması konusunda taleplerini ileterek, daha adil bir destek mekanizmasının önemine dikkat çekiyor. Merkez Bankası yetkilileriyle yapılan görüşmelerde banka bazında sektör ayrımının mümkün olmadığı belirtilmiş olsa da, Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan istihdam ve katma değer odaklı sektörlere pozitif ayrımcılık yapılması yönünde beklenti devam ediyor. Özellikle, sektörde yaşanan yüksek istihdam yoğunluğunun göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Dış pazarlardaki destek oranlarının, Türkiye’deki hazır giyim ve tekstil sektöründe uygulanan oranlara kıyasla oldukça düşük olduğu belirtiliyor.
Sektörün geleceği için yeni stratejiler geliştirilirken, Türk hazır giyim üreticilerinin Mısır ve Suriye gibi yakın coğrafyalara yaptığı üretim hamleleri, hem pazar ve hammadde ihracatı açısından fırsatlar sunuyor hem de Türkiye’deki tekstil sanayisine stratejik bir dönüşüm sağlıyor. Bu yatırımlar, Türkiye’deki kumaş ve iplik üreticileri için önemli bir talep yaratırken, sektörün tedarik zincirindeki konumunu güçlendirmesine katkı sağlıyor. Bu durum, sektörde yaşanan daralmanın bir kayıp olarak değil, stratejik bir yeniden konumlanma fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.”}çatı_yazısı: