Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, FETÖ bağlantılı eski İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz ve ekibini içerdiği 20 hakim ve savcılıkla ilgili verdiği zaman aşımı kararı, hukuk dünyasında yankı uyandırdı. Bu karar, uzun süredir devam eden soruşturmaların kaderini belirsizliğe sürükledi. Mahkeme heyetinin aldığı bu kritik karar, hukukun üstünlüğüne dair tartışmaları da beraberinde getirdi.

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, bu karara itirazı üzerine devreye giren Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi, itirazı dikkate alarak zaman aşımı kararını kesin olarak kaldırdı. Bu durum, soruşturmaların yeniden başlaması için zemin hazırladı. Ancak, kararın dayanağı olan yeni değerlendirmeler, soruşturmaların sadece hukuki değil, etik ve ahlaki boyutlarda da tartışılacağını işaret ediyor.

Mahkeme heyeti, dosyada yer alan eylemlerin, Anayasa'ya aykırılık teşkil etmenin ötesinde, Türk Ceza Kanunu'nun 94. maddesinde tanımlanan “işkence” suçunu da oluşturduğuna karar verdi. Bu değerlendirme, soruşturmaların temelini oluşturan iddiaların ciddiyetini artırarak, mağduriyetin yeniden tartışılmasına zemin hazırladı. Soruşturmaların, sadece teknik ve usulsel detaylara odaklanmak yerine, insan onuruna ve temel haklara saygının ihlal edilip edilmediği hususunda da derinlemesine incelenmesi gerektiği vurgulandı.