Trendyol Süper Lig'in beşinci haftasında, gözler Galatasaray ve Kocaelispor arasında kıyılan mücadeleye odaklanmıştı. Sözcü'nün öndon yazarı Erman Toroğlu, bu karşılaşmanın ardından Sözcü TV'de, futbolun karmaşıklığına dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Maçın skorunun, futbolun sadece bir sonucu olduğunun altını çizen Toroğlu, daha çok futbolun içindeki dinamikleri ve beklentileri sorguladı.

Galatasaray’ın 1-0 galip gelmesiyle birlikte, sahadan ayrılan Sarı Kırmızılı ekibin performansı, Toroğlu’nun yorumlarında detaylı bir şekilde incelendi. Özellikle maliyetler ve değerleme konusundaki eleştirileri dikkat çekti. Toroğlu, iki takım arasındaki oyuncu değerlerini karşılaştırarak, “Ben hep şuna bakarım. Galatasaray’ın para değeri ne kadar? 400 milyon euro. Kocaelispor 30 milyon euro. İlk 11 değerleri 14 milyona 200 kusur milyon euro. Bir araç alıyorsun, birine 200’lük araba, diğerine 14’lük veriyorsun. İki araba arasında büyük fark olur dimi? 200’lük araba diğerini badem yapar. Ama bu 14’lük takım 200’lük takıma göre planını bozmadan oynadı” şeklinde, takımların stratejik yaklaşımlarındaki farklılıkları vurguladı. Kocaelispor’un, daha az bütçeli bir takıma karşı, daha etkili bir oyun sergilemesinin, teknik direktörün ve oyuncuların becerilerine işaret ettiğini savundu.

Toroğlu’nun yorumları, sadece takımların performansı ile sınırlı kalmadı. Galatasaray’ın oyun tarzı ve Osimhen’in etkili rolü gibi konular da ele alındı. “Galatasaray umduğumuz futbolu oynamadı. Oyuncuları daha iyi olmalıydı. Memnun olan Galatasaraylı var mı bilmiyorum. Maçtakiler de dışarıdakiler de fıtık olmuştur bugün. 85’te yesen çıkaramazsın. Oyunun hakkı mı değil ama bu iş böyle. Bu işin hakkını teknik direktör verecek ama vermiyor ona rağmen 4 senedir şampiyon oluyor” diyerek, teknik direktör Okan Buruk’un performansını da eleştirdi. Ayrıca, Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi rakipler arasındaki rekabetin, ligin genel atmosferini nasıl etkilediğini de yorumladı. “Ben bir izleyici olarak Fenerbahçe-Galatasaray didişmesinden bıktım. Beşiktaş çık aradan da bak yoluna, inşallah bir şeyler yapar. Hakem bir şeysi olmasa da yürüsünler. Teknik adamları bambaşka oynatıyor.”

Yorumlarının devamında, hakem kararları ve VAR sistemi gibi konulara da değindi. Deniz Gül’ün performansı, VAR’ın yanlış kararları ve hakemlerin genel durumu üzerine eleştirilerde bulundu. “Deniz Gül’ün üzerinde durmak lazım faydalı olur. Ama kafası çakallığa çalışmasın, yere atınca kendini hakemi kesiyor, yapma onu. Tekme yiyince inlersin, ama böyle bakarsan senin düşüncende sakatlık vardır. Ama üzerine düşülürse iyi olur” diyerek, hakemlerin daha profesyonel davranmaları gerektiğini vurguladı. Ayrıca, yabancı oyuncuların kalitesi ve TFF-MHK ilişkisi gibi konulara da eleştirilerde bulundu. “Yabancı VAR’ın gelmesi lazım. Geçen yıl getirecektiniz bu VAR’ları yetişecekti. Bu sene yönetecekti yanlış yaptılar. Çünkü bu bizim VAR’lar seni yabancı hakemin kucağına atacaktı Sayın TFF Başkanı. Şimdi iyi VAR’larla gidersen kurtarabilirsin işi.”

Son olarak, hakemlerin performansı ve futbolun genel durumu hakkında son değerlendirmelerde bulundu. “Mehmet Türkmen’e iyi dedim zamanında bir ton laf yedim. Şimdi saç düzeltmekten oyunu yönetemiyor. Artist misin hakem misin? Saçını toplamaktan oyunu göremiyor. Futbolcu olsa kadroya almam, topu göremiyor diye. Nerede MHK, kesin saçını şu adamın topu göremiyor, olacak iş değil.” şeklinde, hakemlerin yeteneklerini ve sorumluluklarını sorguladı. Bu yorumlar, futbolseverlerin beklentilerini ve eleştirilerini yansıtarak, maçın ardından tartışma yaratmaya devam etti.