Türkiye Cumhuriyeti Savunma Sanayi Stratejisi’nin önde gelen platformlarından SAHA EXPO 2026, geçtiğimiz günlerde kapanış yaptı. Bu önemli etkinlik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla daha da anlam kazandı. Erdoğan, fuarın açılış konuşmasında, Türk savunma sanayisinin son yıllardaki muazzam gelişimine ve dünyaya sunduğu yeniliklere vurgu yaparak, bu sektörün artık sadece milli güvenlik ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, uluslararası pazarlarda da önemli bir rol oynadığını ifade etti.
Fuarda, toplamda 1763 firma katıldı; bunlardan 1500’ü yerli, 263’ü ise yabancıydı. 203 farklı ürün, ilk kez fuar ziyaretçilerinin beğenisine sunuldu. Bu ürünler arasında, kara, deniz, havacılık ve uzay teknolojileri alanındaki en son gelişmeler yer alıyordu. 192 resmi heyet ve 108 alım heyetinin fuara katılması, sektörümüzün uluslararası alandaki önemini ve ilgi odağını daha da artırmıştır. Etkinlikte imzalanan 182 anlaşma, toplam 8 milyar dolarlık bir iş hacmine ulaşılmasını sağlarken, bu rakamın 6 milyar dolarlık kısmı doğrudan ihracatla ilgili mutabakatlara dönüştürülmüştür.
Başkan Erdoğan, Türk savunma sanayisinin sadece kendi ülkesinde değil, küresel ölçekte de adını duyuran bir ekosistem haline geldiğini vurgulayarak, bu başarının arkasında yatan temel unsurları özetledi: Yüz binlerce vatan evladının gece gündüz demeden çalışması, milletin desteği ve devletin kararlı iradesi. ‘Güvenlik, artık yalnızca tek bir alana hapsedilemez’ ilkesiyle, günümüzün karmaşık tehditlerine karşı bütüncül bir güvenlik anlayışını benimseyen Türkiye, siber güvenlik, elektronik harp, insansız sistemler ve hibrit savaş yöntemlerine karşı da etkili çözümler geliştirme konusunda öncü rol oynamaktadır. Envanterdeki platformların verimliliğini artırmak, yeni teknolojileri entegre etmek ve tedarik zincirini optimize etmek, savunma sanayimizin rekabet gücünü daha da artırmaktadır.
SAHA EXPO 2026, Türk savunma sanayii için bir dönüm noktası olarak kabul edilebilir. Bu etkinlik, sektörümüzün küresel arenadaki itibarını güçlendirdi, yeni iş birliklerini teşvik etti ve ihracat potansiyelini artırdı. Türkiye, artık savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı ışıl ışıl parlayan ülkeler arasına adını gururla yazmıştır. Bu başarı, sadece bir sanayi başarısı değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğe yönelik vizyonunun ve güvenliğe verdiği önemin bir göstergesidir.”}p>