İzmir’in kalbinde, farklı seslerin bir araya geldiği etkileyici bir forum düzenlendi. Mimarlar Odası İzmir Şubesi’nde gerçekleştirilen bu buluşma, sadece bir araya gelme çabası değil, aynı zamanda Türkiye’nin siyasi manzarasında bir dönüm noktası olma potansiyeline sahipti. ‘Birleşik bir muhalefet yolunda yan yana geliyoruz’ sloganıyla başlatılan bu etkinlik, sendikalar, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve yurttaş inisiyatiflerinin katılımıyla, demokrasi ve sosyal adalet taleplerinin güçlenmesine katkı sağladı.
BirGün Gazetesi’nin köşe yazarı Bülent Forta, etkinliğin açılış konuşmasında, mevcut siyasi sistemin çöküşüne işaret etti. Siyasi elitlerin tek bir kişinin kontrolüne dönüştüğü, siyasi partilerin zayıfladığı ve sivil toplumun pasif kaldığı bir ortamın eleştirisi yapıldı. Forta, “Sıradan insanların kendileri için siyaset yaptıkları bir zemin” yaratılması gerektiğini vurgulayarak, 12 Eylül döneminden bu yana siyasetin elitlerle sınırlı kaldığını ve sandıkların açılmasını bekleyen bir seyir ilişkisinin doğduğunu ifade etti. Sokağın, barikatları yıkan gençler, maden işçileri ve kadın hareketleri gibi farklı mücadele alanlarında ortaya çıkan toplumsal hareketlerin, seçimlere endeksli olmayan yeni bir siyaset anlayışının önünü açtığını savundu. Bu yeni anlayışın, barınma, iş, sağlık ve eğitim gibi temel ihtiyaçların karşılanması, adalet ve eşitlik talepleri etrafında birleştiğini vurguladı.
DİSK Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, gelir dağılımındaki adaletsizliğe ve sendikal örgütlülüğündeki düşüşe dikkat çekerek, mevcut rejimin “karabasan rejimini” durdurmak için gerçek bir demokrasi talebini güçlendirdiğini söyledi. Aliağa’da iş bırakan işçiler ve Ankara’ya yürüyen madenciler gibi toplumsal hareketlerin, hak arama mücadelesinde kararlılıklarını koruduğunu, sendikaların ve emek örgütlerinin örgütlülüğünün yeniden güçlenmesi gerektiğini vurguladı. Atar, “Sadece ses çıkarmakla kalmayıp sonuç alıcı bir hatta ilerlemeliyiz” diyerek, toplumsal refah, grev hakkı ve örgütlenme özgürlüğü taleplerinin etrafında bir araya gelme çağrısında bulundu.
Elektrik Mühendisleri Odası Genel Başkanı Mahir Ulutaş, toplumsal muhalefetin kendi programını oluşturması ve toplumun geniş kesimlerini harekete geçirebilecek bir mücadele programı etrafında birleşmesi gerektiğini vurguladı. Emekçilerin yoksullaştığı, kamusal kaynakların tasfiye edildiği ve doğanın talan edildiği bir düzene karşı antiemperyalist bir tutum geliştirilmesi, laikliğin ve kadınların eşitliğinin savunulması gerektiği savunuldu. Ulutaş, farklı yapıların bir araya gelmesinin yanı sıra, toplumun geniş kesimlerini harekete geçirebilecek somut talepler üzerinden büyüyen ortak bir mücadele programının önemine dikkat çekti. İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları’ndan Avukat Bilge Berk ise, bu buluşmanın, sadece siyasi bir platform oluşturmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumun farklı kesimlerinin ortak değerleri ve talepleri etrafında bir araya gelmesi için bir başlangıç noktası olduğunu belirtti.”}p>