Türkiye siyasetinin nabzını tutan haberler, bugün 12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümünü takip ederken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Samsun Şehir Hastanesi açılış törenindeki konuşmasıyla beklenmedik bir dönüşime sahne oldu. Erdoğan, darbenin ‘mahkum’ edildiği iddiasını yinelese de, Kenan Evren’in o dönemde verdiği bir röportajda dile getirdiği çarpıcı ifadeler, tarihin karanlık bir bölümüne yeni bir bakış açısı getirdi. Konuşmasında, darbenin millet iradesinin gasp edildiğini ve Türkiye'nin uzun yıllar boyunca ekonomik ve siyasi olarak gerilemesini sağladığını vurgulayan Erdoğan, bu olayın günümüze kadar etkisini sürdüğünü savundu.
Erdoğan, 12 Eylül darbesinin sadece gönüllerde değil, aynı zamanda Türkiye’nin büyüme ve kalkınma hedeflerini de sekteye uğrattığını belirtti. Ülkenin uzun yıllar boyunca ekonomik geri kalmışlığa, yoksulluğa ve vesayetçi idarelerin keyfi uygulamalarına mahkûm edildiğini ifade etti. Terör örgütlerinin faaliyetlerinin temelinde de bu darbenin etkisinin olduğunu vurgulayan Erdoğan, darbenin Türkiye’nin demokrasi yolculuğuna bir engel teşkil ettiğini ve bu nedenle de derinden üzüldüğünü dile getirdi. ‘Sokak olayları ve siyasi istikrarsızlık bahane edilerek millet iradesinin gasp edilmesinin üzerinden tam 46 yıl geçti,’ diyerek, darbenin yarattığı acıları ve travmaları vurguladı.
Ancak bu konuşmanın en şaşırtıcı anı, Kenan Evren’in 2010 yılında Sözcü gazetesine verdiği bir röportajda, Erdoğan ile gizlice yaptığı bir buluşmanın detaylarını paylaşması oldu. Evren, Erdoğan’ın Siirt’ten milletvekili seçilmesinden sonra Kalender Orduevi’nde ‘gizlice’ ziyaret ettiğini, kendisine karşı gösterdiği saygıyı ve övgü dolu sözleri anlattı. ‘Tayyip Erdoğan’ın yasağı CHP’nin desteği ile kaldırılıp Siirt’ten tekrar milletvekili seçilince işte o zaman beni ziyaret etmek istemiş,’ diyerek, buluşmanın arka planını anlattı. Evren, Erdoğan’ın kendisine ‘Bu ülkeye yaptığım iyiliklerden söz etti. Sizin gibilere bu ülkenin ihtiyacı var falan gibi sözler etti,’ şeklinde konuşmuş olduğunu ifade etti. Bu buluşma, darbenin mimarının, darbeyi yapanların kendisini nasıl gördüğüne dair önemli bir ipucu sunuyordu.
Evren’in anlattığı bir diğer olay ise, İstanbul’da düzenlenen bir düğünde, Polis BaşKep Mehmet Ağar’ın oğlunun düğününde Erdoğan ile nikah kıyması ve ardından yapılan sohbetleri içeriyordu. Evren, Erdoğan’ın kendisine ‘Ah Paşam Ahh dedi... Sizin zamanınızda ben olacaktım ki Belediye Başkanı... Neler neler yapar... Sizin desteğinizle İstanbul’u uçururdum!’ şeklinde konuştuğunu aktardı. Bu sözler, darbenin arkasındaki güçlerin, Erdoğan’ın gelecekteki siyasi kariyerine yönelik bir destek ve hatta bir beklenti olduğunu gösteriyordu. Bu beklenmedik ortaya çıkış, 12 Eylül darbesinin Türkiye’nin siyasi tarihinde nasıl bir yer edindiğini ve bu darbenin ardındaki isimlerin, darbeyi gerçekleştirdikten sonra nasıl bir rol üstleneceğini yeniden sorgulatıyor. Kenan Evren’in bu itirafı, tarihin karanlık köşelerinden bir ayna tutarak, Türkiye’nin geçmişine dair önemli soruları gündeme getiriyor.