Kudüs'ün kalbinde, Filistin topraklarının bir parçası olarak kabul edilen Mescid-i Aksa, son günlerde uluslararası arenada büyük yankı uyandıran olaylarla yeniden gündeme geldi. Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliği’nin açıklamasına göre, Yahudi inanç gününün ikinci günü olan Roş Haşana'nın ikinci gününde 480 kişi, Mescid-i Aksa'ya zorlu bir baskın düzenledi. Bu olay, bölgedeki hassas barış ortamını daha da germekle birlikte, Müslümanların kutsal mabedi üzerindeki kontrolü ve saygının ihlalini işaret ediyor.
Bu provokatif girişimin merkezinde, Megaribe Kapısı’ndan Mescid-i Aksa’nın avlusuna sızan fanatik bir İsrailli grubu yer aldı. Grup, avluda yoğun bir şekilde dini ritüeller gerçekleştirdi, Talmudik törenler düzenledi ve toplu halde dua etti. Bu eylemler, özellikle Müslüman ziyaretçiler için ciddi bir rahatsızlık kaynağı oluştururken, aynı zamanda kutsal mabedin ibadet hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiaları da güçlendirdi. Olay, güvenlik güçlerinin yetersiz müdahalesi ve İsrailli grubun provokatif davranışlarıyla daha da tırmandı.
İsrail yönetimi, 2003 yılında aldığı tek taraflı karar doğrultusunda, bu tür baskınların meşru olduğunu savunuyor. Ancak, bu durum, uzun yıllardır devam eden bir sorun teşkil ediyor ve Mescid-i Aksa'nın kontrolü ve yönetimi konusunda önemli bir gerilim kaynağı oluşturuyor. Bu baskınlar, özellikle 1994’te Ürdün ile İsrail arasında imzalanan barış anlaşmasıyla belirlenen statükonun ciddi şekilde sarsılmasına neden oluyor. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, bu tür girişimleri