Dünya üzerindeki teknolojik hakimiyet mücadelesinde yeni bir perde açılıyor. Çin, yapay zeka alanındaki ABD üstünlüğüne karşı, BRICS ülkelerini bir araya getirerek küresel bir alternatif inşa etme stratejisiyle sahneye çıkıyor. Bu hamle, sadece teknolojik bir yarış değil, aynı zamanda yapay zeka teknolojilerinin evrimi ve bu teknolojilerin hangi ülkenin kurallarıyla yönetileceği konusunda şekillenen küresel bir mücadeledir.
Devlet Başkanı Xi Jinping’in Yeni Delhi’deki BRICS Zirvesi’ndeki açıklamaları, bu yeni stratejinin temelini oluşturdu. Açık kaynaklı yapay zeka odaklı bir BRICS topluluğu oluşturma hedefi, büyük dil modellerinin geliştirilmesi ve kullanıma alınmasında ülkeler arasındaki işbirliğini artırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda, seminerler ve eğitim programları aracılığıyla bilgi ve tecrübe paylaşımı yapılacaktır. Xi Jinping, bu yaklaşımın, yapay zeka alanında ülkeler arasındaki ortaklığı güçlendireceğine ve küresel inovasyonu teşvik edeceğine dair inancını dile getirdi.
Pekin’in bu girişimi, Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütü’nün (WAIO) kurulmasından kısa bir süre sonra gerçekleşti. WAIO’da yaklaşık 30 ülkenin yer aldığı bu yeni oluşum, Çin’in yapay zeka alanındaki küresel etkisini artırma stratejisinin bir parçasıdır. Çin, hem kendi pazarında hem de diğer ülkelerde kullanılabilecek, ABD teknolojilerine kıyasla daha uygun fiyatlı alternatifler sunan bir yapay zeka ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Bu açık kaynaklı yaklaşım, yapay zeka yarışındaki en önemli ayrışma noktalarından birini temsil ediyor; ABD merkezli OpenAI ve Anthropic gibi şirketler, en gelişmiş modellerinde kapalı sistemler kullanırken, Çin açık kaynaklı modellerin yaygınlaşmasını destekliyor.
Ancak, Çin’in bu girişiminin BRICS içinde tam olarak ne ölçüde karşılık göreceği henüz belirsizliğini koruyor. Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi üyelerin bu öneriye nasıl yaklaştığı, zirvenin ortak bildirisinde Xi’nin açık kaynaklı yapay zeka önerisine özel bir destek verilmemesiyle birlikte, bir belirsizlik yaratıyor. Bildiride, yapay zeka kaynaklarına erişimin genişletilmesi için uluslararası işbirliği çağrısı yapılması, bu belirsizliğe katkıda bulunuyor. Çin Devlet Güvenlik Bakanı Chen Yixin, kara listeler, kapalı kaynaklı sistemler ve teknolojik kısıtlamaların küresel yapay zeka tedarik zincirlerini nasıl parçalayabileceğini ve ülkeler arasındaki teknolojik farkı nasıl artırabileceğini vurgulayarak, bu politikaların olumsuz etkilerine dikkat çekti. Bununla birlikte, Pekin’in açık kaynak yaklaşımı, sınırsız bir erişim anlamına gelmiyor; gelişmiş modellerin en güçlü yeteneklerine erişim, güvenlik ve teknolojik ilerleme arasında denge kurulması gerektiği belirtiliyor.