Karamürsel'in Kayacık Mahallesi'nde, 3 Temmuz 2025 tarihinde meydana gelen olay, yerel halkı derinden sarsan bir şiddet eylemiyle sonuçlandı. Sokak ortasında, Mehmet Canımoğlu (60) ve oğlu Aykut Canımoğlu (30), 76 yaşındaki İzzet Kalyon ile arasında yaşanan tartışmanın doruk noktasında, ölümcül bir silahlı saldırının kurbanı oldular. Olay, kısa sürede geniş güvenlik önlemleri altına alındı ve bölgeye akın eden polis ekipleri, olaya müdahale ederek şüpheliyi gözaltına aldı.
Olayın ardından yapılan ilk incelemelerde, Kalyon’un, Canımoğlu ailesi ile geçmişte kurduğu ticari bir ilişkinin ardından ortaya çıkan alacak sorununu gidermek amacıyla hareket ettiği anlaşılmıştı. Canımoğlu ailesi, Kalyon’dan 1 milyon 600 bin lira karşılığında sattıkları bir otomobilin parasını alamadığını iddia ederek uzun süredir bu konuyu çözmeye çalışıyordu. Tartışma, şiddete dönüşerek iki kişinin hayatını kaybettiği acı tabloya yol açtı. Şüpheli Kalyon, ifadesinde, alacak talebi üzerine başlayan tartışmanın, kendi güvenliliği için bir anlık tepki olduğunu savunmuştu.
Mahkeme heyeti, Kalyon’un kanser hastalığı nedeniyle cezaevi şartlarında kalmasının sağlığı için risk oluşturabileceğini değerlendirerek, tutuklu bulunan şüpheliye ev hapsi şartıyla tahliye kararı verdi. Bu kararın ardından, Adli Tıp Kurumu tarafından Kalyon’un sağlık durumu ve olayın oluş şekli hakkında detaylı bir rapor hazırlanması sağlandı. Rapor, Kalyon’un durumunun cezaevi koşullarına uygun olmadığını vurgulayarak, mahkemenin kararını destekledi. Olay, geçmişte çözüme kavuşturulması gereken bir alacak meselesinin, şiddete vararak hayatları nasıl sonsuza kadar değiştirdiğinin çarpıcı bir örneği olarak tarihe geçti.
Bu trajik olay, Kocaeli Valiliği tarafından yürütülen soruşturmanın ardından dava sürecine girdi. Kalyon, “kasten adam öldürme” suçundan hakkında açılan davada, ilk duruşmada savunmalarını yaptı ve olayla ilgili iddialarda bulundu. Olayın ardından, güvenlik güçleri tarafından yapılan aramalarda, Kalyon’un üzerinde bulunan silahlar ve olayla ilgili diğer deliller toplanarak adli incelemelere gönderildi. Bu durum, olayın karmaşıklığını ve faillerin yargı sürecindeki savunmalarını daha da derinleştirdi.