Türk savunma sanayisinin çığır açan gelişmeleriyle adını duyuran ROKETSAN, helikopter tabanlı mühimmat kabiliyetindeki yeteneklerini bir kez daha sergiledi. Millî Savunma Bakanlığı’nın paylaştığı görüntüler, SeaHawk helikopterinden atılan L-UMTAS GM ve IIR TEMREN mühimmatlarının gerçekleştirdiği atışları belgeledi. Bu stratejik testler, 8-10 Eylül 2026 tarihleri arasında Antalya’nın Beşadalar bölgesinde, ülkenin güvenlik stratejisinin geleceğine yön veren önemli bir kilometre taşı olarak kabul edildi.
ROKETSAN tarafından yürütülen, Lazer Güdümlü Uzun Menzilli Tanksavar Genişletilmiş Menzil Projesi (L-UMTAS GM) alternatif konfigürasyon geliştirme çalışmaları çerçevesinde gerçekleştirilen bu testler, hava-yer ve hava-hava atışlarının aynı platformdan gerçekleştirilerek, helikopter tabanlı mühimmat kabiliyetinin sınırlarının zorlandığını gösterdi. Testlerde, L-UMTAS GM ve IIR TEMREN mühimmatları kullanılarak, farklı hedeflere yönelik atışlar gerçekleştirildi ve bu da sistemlerin performansının ve hassasiyetinin gözlenebilmesine olanak sağladı.
L-UMTAS GM, uzun menzilli tanksavar görevleri için özel olarak tasarlanmış bir füze sistemi olarak öne çıkıyor. Şirketin teknik dokümanlarına göre, bu sistem 20 kilometreye kadar hava hedeflerine ve 15 kilometreye kadar kara hedeflerine etkili bir şekilde ulaşabiliyor. 1,8 metre uzunluğunda, 160 milimetre çapında ve 42 kilogram ağırlığındaki L-UMTAS GM, farklı arayüz seçeneği sunarak esneklik sağlıyor. Sistem, görüntü işlemeli kızılötesi (IIR) arayıcı ve yarı aktif lazer (YAL) arayıcı konfigürasyonlarına sahip olup, at-unut ve at-güncelle yetenekleriyle operasyonel esnekliği artırıyor. Bu özellikler, mühimmatın farklı operasyonel senaryolara uyarlanmasını ve çeşitli hedeflere karşı etkin bir şekilde kullanılmasını sağlıyor.
Beşadalar’daki atışların en dikkat çekici yönlerinden biri, sadece hava-yer atışlarının değil, aynı zamanda hava-hava atışlarının da gerçekleştirilmesiydi. Bu durum, L-UMTAS GM ve IIR TEMREN gibi taktik mühimmatların helikopter platformlarında farklı görev konseptleri altında değerlendirilmesinin yolunu açıyor. Bu testler, Türk savunma sanayisinin helikopter tabanlı mühimmat kabiliyetindeki yeteneklerinin, uluslararası arenada rekabet gücünü artırmasına katkıda bulunuyor.”} p> p> p> p>