İstanbul merkezli altı sivil toplum kuruluşu, uluslararası finans kuruluşlarıyla karmaşık bir hesap alışverişinde bulunmuş durumda. MASAK’ın detaylı incelemesi, bu derneklerin finansal operasyonlarının ABD, Avrupa ülkeleri ve çeşitli uluslararası kuruluşlarla nasıl bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ‘Ailem Güvende’ soruşturmasının bir parçası olarak yapılan bu inceleme, şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından önemli soruları beraberinde getiriyor.

MASAK’ın raporuna göre, Hak Eşitlik Varoluş İçin Derneği, Lambda İstanbul, LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği, Pozitif Yaşam Derneği, Pozitif İz Derneği ve Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği olmak üzere 6 derneğe toplam 3 milyon 359 bin 167 doların yurt dışından aktarılması tespit edildi. Bu transferler arasında ABD Dışişleri Bakanlığı bağlantılı ödemeler, Fransa Büyükelçiliği, Hollanda ve Almanya bağlantılı kamu kurumları, ILGA Europe, European Endowment for Democracy ve German Marshall Fund gibi kuruluşlar yer alıyor. İnceleme, bu derneklerin finans kaynaklarının çeşitliliğini ve uluslararası arenadaki potansiyel etkileşimlerini vurguluyor.

SWIFT kayıtlarına göre, para transferleri genellikle cinsiyet geçiş sürecindeki bireylerin tedavi masrafları, çeşitli sosyal ve politik projelerin finansmanı gibi amaçlarla kullanılmış. Ancak, incelemenin en dikkat çekici noktası, 37 farklı kaynak ve 209 para girişinin tespit edilmesi. Bu kaynaklar arasında hem kamu misyonları hem de özel vakıflar yer alıyor. Ayrıca, 3 ay ayrı kümelere ayrılan transferlerin analizi, finansal akışların karmaşıklığını ve potansiyel riskleri ortaya koyuyor. Özellikle, Furkan Tonyalı, Metin Uzun, Erkan Çıvak gibi isimlerin yüksek tutarlı transferleri ve Abdullah İkbal Arslanbaş gibi isimlerin düzenli transferleri, incelemede dikkat çekici bir yer tutuyor.

MASAK’ın raporu, finansal operasyonlarda şeffaflık, hesap verebilirlik ve kaynakların kullanımının nasıl önemli olduğunu bir kez daha vurguluyor. İncelemenin ardından, söz konusu derneklerin finansal faaliyetlerinin daha yakından incelenmesi ve potansiyel risklerin değerlendirilmesi gerekiyor. Bu durum, sivil toplum kuruluşlarının uluslararası finansal destek alırken dikkat etmesi gereken hususları da gözler önüne seriyor. İlgili makamlar tarafından yapılacak yeni çalışmalarla, bu soruşturmanın sonuçları ve bu derneklerin faaliyetlerinin geleceği hakkında daha net bir tablo çizilmesi bekleniyor.”}p>p>p>p>