Erzurum'un eşsiz coğrafyası, yerleşim yerleri ve geleneksel yaşam biçimleri ile dikkat çekiyor. Bu zenginliğin bir parçası olarak, Oltu ilçesinin Toprakkale Mahallesi'nde yaşayan 28 yaşındaki İsmail Akkaş, hayvancılık alanında alışılmadık bir yöntemle adını duyuruyor. ‘Tekno Çoban’ olarak tanınan İsmail Akkaş, sürüsünü yönetmek için drone teknolojisini kullanarak, hem iş yükünü azaltıyor hem de yaşam kalitesini artırıyor.

İsmail Akkaş, geleneksel çobanlık yöntemlerinin zorluklarını aşmak amacıyla, doğada izlediği saksağandan esinlenerek drone'u kullanarak koyunlarını yönlendirmeye başladı. Köyümüzde ata dede mesleğimiz olan koyunculukla uğraşırız. Yaklaşık olarak 8 yıldır evliyim. Bir de iki tane uşağımız var çok şükür.. Yaptığımız iş tabii zor bir iş; köyde yaşamak, köyde hayvancılık, özellikle küçükbaş koyunculuk. Ta ki elimde görmüş olduğunuz bu minnacık cihazı kendi işime, kendi faydama kullanana kadar. Çok zorlanırdık. Davar giderdi, çay ederdik, çayımızı rahat içemezdik. Hayvanlarımız bölünürdü, bir daha gider getirirdik. Ama bu drone sayesinde keçilerim taşın tepesine çıkmış. Dronumu kaldırdım, zaten benim oraya çıkmam imkansız. Taş yuvarlıyorlar, çok tehlikeli bir yerdeydiler. Hayatımı riske sokmadan dronumu kaldırdım, getirdim keçilerimi davarın içine soktum

İsmail Akkaş'ın bu yenilikçi yaklaşımı, özellikle menisküs rahatsızlığıyla mücadele ederken önemli bir fark yaratmış. Dizlerindeki menisküs yırtığı nedeniyle uzun süre ameliyat kararı alan İsmail Akkaş, drone teknolojisinin sayesinde hem koyunculuk işini yapabiliyor hem de ağrılarından kurtuluyor. “Benim bu dizlerimde menisküs yırtığı vardı. Bunu bütün Türkiye’ye söylemek isterim. Doktorlar dedi ki: “Ameliyat olacaksın, ameliyat olacaksın, ameliyat olacaksın.” Yaptığımız işte zaten sürekli koyunların peşinden yürümek, koşmak olduğu için “Ameliyat olacaksın, başka bunun bir yolu yok” dediler. Yıllarca çektim. Elimde gördüğünüz bu teknolojinin sayesinde hem koyunculuk yaptım, işimi yaptım, hem de menisküs yırtığından kurtuldum. Neden? Önceki yürüdüğüm gibi yürümüyorum. Önceki yorulduğum gibi dizlerimi yormuyorum. Oturduğum yerde akşama kadar dronla davarı döndürüyorum. Menisküs yırtıklarım geçti. Yaptığım işe de bakın. Bu arada maşallah deyin arkadaşlar, yoksa drone mrone da kurtarmaz, ayaklarım bir daha kötülenir.

Teknolojiye küsersek kendi geleceğimize küşmüş oluruz arkadaşlar. İlim de yan yana, bilim de yan yana, bunu unutmayın. İsmail Akkaş'ın hikayesi, teknolojinin sadece iş hayatını kolaylaştırmadığını, aynı zamanda sağlık sorunlarına çözüm bulma potansiyeline de sahip olduğunu gösteriyor. Bu örnek, teknolojiye açık ve yenilikçi yaklaşım sergileyen herkese ilham kaynağı olabilir. Bu şekilde teknolojiyi her zaman kendi faydamıza, insanlığın faydasına, yaptığımız işe adapte ederek kullanırsak, yaptığımız işe göre kullanırsak teknolojinin bize zararını değil faydasını görmüş oluruz. Yoksa “Tek başıma davar gitti yine, gideyim de döndüreyim...”