İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin gündemindeki olaylar, sanatçı Zülfü Livaneli'nin de dahil olduğu geniş çaplı bir tartışmayı beraberinde getirdi. 19 Mart 2025'te yaşanan gelişmelerin ardından, ‘Yiğidim Aslanım’ adlı bestesiyle öne çıkan Livaneli, şarkının eylem alanlarında kullanımına ilişkin önemli bir açıklama yaptı.

Eylemlere eşlik eden konserlerde sıkça yer verilen şarkı, toplumsal duyarlılık yaratma amacı taşısa da, bazı kesimler tarafından ‘enerjiyi düşürücü’ olarak değerlendirildi. Bu eleştirilere yanıt olarak, sanatçı Livaneli, doğrudan bir mesajla harekete dahil olanlara yöneldi. Sosyal medya platformunda kendisine ulaşan bir yorumu yanıtlayarak, şarkının kullanımına son talep etti.

Sanatçının bu yaklaşımı, yalnızca şarkının kendisini kullananlara değil, aynı zamanda şarkıyı destekleyen tüm gruplara yönelik bir uyarı niteliği taşıyor. ‘Ben de aynı sebeple, bu şarkının bu bağlamda kullanılmasına karşı kendilerinden ricada bulundum’ diyerek, Livaneli’nin mesajı, eylemin amacına uygun bir şekilde destek verilmesi gerektiği vurgusunu yapıyor.

Bu durum, sanatın toplumsal dönüşümdeki rolü ve eylemlerin nasıl şekillendirilebileceği üzerine önemli bir diyalog başlatıyor. ‘Yiğidim Aslanım’ın kullanımına karşı Livaneli’nin isteği, sadece bir şarkıya yönelik bir talebi aşarak, toplumsal eylemlerin amaç ve araçlar arasındaki dengeyi de sorgulamaya davetiye çıkarıyor.