AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Tokat’ta düzenlenen 15. Olağan Kongre’ye katılarak, 12 Eylül döneminin iz bırakan olaylarını ve özellikle de o döneme ait anayasanın Türkiye’nin bugünkü konumuna getirdiği zorlukları ele aldı. Kongrede yaptığı açıklamalar, 46 yıl önce yaşanan askeri müdahalelerin yarattığı travmatik geçmişin günümüzdeki etkilerini gözler önüne serdi. Yayman, gençlerin idam cezası altında yargılanmasına, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına ve farklı düşüncelere tahammülsüzlüğün hakim olmasına dikkat çekerek, bu sürecin Türkiye’nin gelişimine nasıl engel olduğunu vurguladı.
Gençler arasında hayat hakkı ve adalet arayışının boğulmasına sebep olan o dönemin karanlık günlerini hatırlatan Yayman, 12 Eylül askeri darbesinin, Türkiye’nin demokratikleşme yolunda ilerlemesini engellediğini ve milletin iradesini bastırdığını sert bir dille ifade etti. “Gençlerimizi idam ettiler, insanlarımızı cezaevine attılar. Bir insan Nazım Hikmet okuduğu için eserlerini takip ettiği için Nihal Atsız okuduğu için cezaevine girdi. İnsanları sağcı solcu diye böldüler. Ülkeyi darbeye hazırlamak için 5 bin vatan evladını kara toprağa gönderdiler” sözleriyle, o dönemde yaşanan acıları ve kaybedilen hedefleri gözler önüne seren Yayman, bu anayasanın Türkiye’ye yakışmadığını, ülkenin küresel hedeflerine ulaşmasını engelleyen bir bariyer olduğunu savundu. Cumhur İttifakı olarak, bu anayasanın değiştirilmesi gerektiğini, Türkiye’nin ekmek gibi su gibi hava gibi yeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Yayman, muhalefetin sistem değişikliği çağrılarının ise “sistemi yeniden yapılandıralım” şeklinde olduğunu belirterek, bu konuda yapılacakların başlangıç noktasının anayasa olduğunu vurguladı. “Hodri meydan ama gelin, anayasadan başlayalım. ‘Türkiye’yi küresel bir güç haline getirecek yeni anayasayı milletimizle beraber yapalım. Türkiye’yi bu darbe anayasasından, vesayetçi, ayıplı anayasadan kurtaralım’” diyerek, anayasa reformunun Türkiye’nin geleceği için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurguladı. Ayrıca, silahların sadece ellerden değil, zihinlerden de temizlenmesi gerektiğini, terörle mücadele ve güvenlik alanındaki hedeflerinin Türkiye’nin Cumhuriyetin ikinci yüzyılına emin adımlarla gitmesini sağlamak olduğunu ifade etti.
Kongrede ayrıca, Cumhur İttifakı’nın seçimlere hazır olduğunu, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ihtiyacı olduğunu ve Tokat’ta ittifakın her zaman birinci olacağını belirten Yayman, terörle mücadele sürecinin devlet ve millet projesi olduğunu ve Türklerle Kürtlerin bin yıldır kardeş olduğunu hatırlatarak, silahların bırakılması ve diyalog yoluyla sorunların çözülmesinin önemini vurguladı.