Petrol piyasasında, Orta Doğu'daki devam eden çatışmaların yarattığı arz güvenliğinin azalması ve küresel stoklardaki kritik düşüşler, ham petrol fiyatlarını tarihin en yüksek seviyelerine taşıyor. ABD ham petrolü, varil başına 102 doların üzerine çıkarak mayıs ayından beri kaydedilen en yüksek kapanış fiyatını elde etti. Bu durum, arz zincirinde yaşanan aksaklıkları ve jeopolitik risklerin piyasalar üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.

Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı petrol hattını kapatması, piyasadaki belirsizliği daha da artırmış durumda. Bu hamle, küresel petrol arzı üzerinde ciddi bir etki yaratma potansiyeline sahip. Mevcut durumda, petrol fiyatları savaş öncesindeki 68,55 dolarlık dip seviyesinden %50 oranında yükselmiş olsa da, 7 Nisan’da kaydedilen 112,95 dolarlık savaş dönemi zirvesinin altında seyrediyor. Bu durum, piyasanın henüz tam olarak zirvesine ulaşmadığını ve daha fazla yükseliş potansiyelinin olduğunu gösteriyor.

Piyasanın odağı, artık Çin’in petrol talebi üzerine yoğunlaşıyor. Çin, savaşın ilk dönemlerinde petrol ithalatını keserek fiyatların yükselmesini engelleyen önemli bir oyuncu olmuştu. Rapidan Energy Başkanı Bob McNally, Çin’in ithalatının şubat ayında 11,5 milyon varile, haziranda ise 6 milyon varile düşmüş, Temmuz ve Ağustos aylarında ise 7 milyon varil civarına yükseldiğini hatırlatarak, Çin’in bu piyasadaki etkisinin ne kadar kritik olduğunu vurguluyor. CIBC Private Wealth Kıdemli Enerji Tüccarı Rebecca Babin, Çinli rafinerilerin üretim artışı durumunda ham petrol talebinin daha da güçlenebileceğini ve piyasadaki sıkışmayı daha da derinleştirebileceğini belirtiyor.