Küresel ticaret akışlarında ani bir değişim yaşandı. New York'taki Uluslararası Ticaret Mahkemesi’nin aldığı kararla, Başkan Trump’ın uygulamaya koyduğu ve küresel gümrük tarifelerine dayalı ekonomik stratejinin temelleri sarsıldı. Mahkeme, 20 Şubat 2026 tarihli, ‘Temel Uluslararası Ödemeler Sorunlarını Ele Almak Amacıyla Geçici İthalat Ek Vergisi Uygulanması’ adıyla bilinen başkanlık deklarasyonunun, mevcut yasal düzenlemelerle çeliştiği gerekçesiyle geçersiz olduğuna hükmetti.

Bu beklenmedik karar, Washington eyaleti ve Burlap and Barrel ile Basic Fun gibi şirketlerin uzun süredir devam eden davalarını etkileyecek şekilde şekillendi. Mahkeme, bu davacılara ait olan ve tarifeler nedeniyle ödenmiş 122. Bölüm’e bağlı gümrük vergilerinin, faiz getirerek iade edilmesini emretti. Bu durum, ticaretteki belirsizliğin ve öngörülebilirliğin azalmasına işaret ediyor.

Bu durumun ardında yatan en önemli faktör, ABD Yüksek Mahkemesi’nin 20 Şubat’taki kararının etkili olmasıydı. Yüksek Mahkeme, Başkan Trump’ın Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası (IEEPA) çerçevesinde tarife koyma yetkisinin sınırlı olduğunu vurgulayarak, bu yetkinin, yasama organının yetkilerini aşan bir kullanım olduğunu ilan etti. Bu, başkanın ekonomik politikalarının yasal çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

Bu gelişmelerin ardından Başkan Trump, mevcut tarife oranlarına ek olarak yüzde 10’luk bir küresel tarife uygulamasını hızla yeniden değerlendirdi. 1974 Ticaret Yasası’nın 122. Bölümü’nü kullanarak, ABD’ye ithal edilen ürünlere 150 günlük bir süre boyunca yüzde 10’luk bir ek tarife getiren bir deklarasyon imzaladı. Daha sonra bu oranı yüzde 15’e yükselterek, küresel ekonomik dengeleri daha da etkileyecek bir adım attı. Bu durum, özellikle ithalat yapan ülkeler için önemli bir mali yük getirmesi beklenen bir gelişme olarak değerlendiriliyor.