Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) lideri Christine Lagarde, enerji piyasalarındaki belirsizliklerin Avrupa’nın enflasyonla mücadelesini daha da zorlaştırdığını vurguladı. Orta Doğu’daki devam eden çatışmaların enerji arzındaki kesintilere yol açması, euro bölgesinde zaten yüksek olan enflasyon rakamlarını daha da yükseltebileceği uyarısında bulundu. Lagarde, bu durumun ECB’nin politika kararlarını etkilemeye devam edeceğini ve faiz artışlarının gelecekte de gündemde olabileceğini ifade etti.

ECB, bu hafta itibarıyla faiz oranlarını yüzde 2,5’e yükselterek, İran savaşı sonrası yaşanan petrol fiyatlarındaki sert artışa karşı ilk müdahalesini gerçekleştirdi. Bu, savaşın başlamasından bu yana bankanın ikinci kez yaptığı faiz artışıdır. Bu hamle, enflasyonu kontrol altına almak için bankanın yeteneklerini kullanmaya başladığını gösterirken, aynı zamanda euro bölgesinin büyüme potansiyelini de olumsuz etkileyebilecek bir durum yaratma riskini de beraberinde getiriyor.

Enflasyon rakamları, ECB’nin beklentilerinin üzerinde seyretmeye devam ediyor. Euro bölgesinde enflasyon, şu an için yüzde 3’ün üzerine çıkmış durumda. ECB’nin yayınladığı yeni projeksiyonlarda ise 2027 ve 2028 yıllarına ait enflasyon tahminleri önemli ölçüde yukarı yönlü revize edilmiş. Banka, 2028 yılı sonu enflasyonunu yüzde 2’nin hafif üzerinde tutmayı hedefliyor. Ancak, jeopolitik risklerin devam etmesi ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların etkisiyle bu hedefe ulaşmakta zorlanma ihtimali yüksek.

Lagarde, yüksek enerji maliyetlerinin ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği konusunda dikkatli bir yaklaşım sergilemekle birlikte, euro bölgesi ekonomisinin bugüne kadar yaşanan krizlere ve ABD’nin ticaret politikalarına karşı beklenenden daha dirençli kaldığını da ekledi. Bu durum, ECB’nin büyüme tahminlerini yükseltmesine neden olabilir. Ayrıca, Lagarde yapay zeka sektöründeki aşırı değerlemelere de dikkat çekerek, piyasalarda bir düzeltme yaşanabileceği uyarısında bulundu. Teknoloji şirketlerinin birbirlerine yatırım yapıp, ardından çip gibi ürünler için karşılıklı sözleşmeler oluşturması gibi uygulamaların piyasalarda risk oluşturabileceği vurgulandı.