Denizlerin derinliklerinden gelen yaşamın akışında, insan yapımı yapılar tarifsiz bir engelleme oluşturuyor. Fransa'da, balıkların doğal göç yollarını bozarak, türlerin geleceğini tehdit eden bir durum ortaya çıkmış durumda. 1984'ten beri yürürlüğe giren Tatlı Su Balıkçılığı Kanunu'nun uygulanması, balıkların üreme alanlarına ulaşmasını kolaylaştırmayı amaçlasa da, bu çabalar beklenmedik sonuçlar doğurmuş; binlerce yapay engel, balıkların denizlerle buluşma sürecini felç ediyor.
Akarsuların üzerinde yer alan 60 bin yapay engel – barajlar, bentler, kilittler ve eski değirmenler – balıkların doğal göç rotalarını keserek, türlerin hayatta kalma şansını ciddi şekilde azaltıyor. EDF Hydro'nun işletiminde bulunan 400'den fazla santral ve 600 barajda, göçmen balıkların geçişini desteklemek için 250'den fazla geçiş yapısı mevcut. Bu yapılar, türlerin doğal akışını engellemeye devam ederek, özellikle hidroelektrik santrallerinde yüksek ölüm oranlarına yol açıyor.
Bedous-Asasp ve Gave d’Oloron gibi hidroelektrik tesislerinde yapılan detaylı incelemeler, türlerin türbinlere sürüklendiğini ve bu süreçte yüksek oranlarda hayatlarını kaybediğini gözler önüne seriyor. Bedous-Asasp'ta yapılan araştırmalarda, genç somonların türbinlerden geçiş oranı %50'nin üzerine çıkarken, Gave d’Oloron’da koruyucu ızgaralar ve yüzey tahliyeleri denendi. Ancak, nehir debisinin %93,5'inin türbinlere yönelmesi, yüzey çıkışlarına ayrılan payı %6,5'e düşürerek, balıkların hayatta kalma şansını daha da azaltıyor.
Bu durum, yalnızca belirli santrallerle sınırlı kalmıyor. Aynı nehir üzerinde ardışık yer alan hidroelektrik tesisleri, balıkların her geçişte yeniden tehlikeyle karşılaşmasına neden olarak birikimli ölüm oranlarını artırıyor. Loire-Bretagne havzasına ilişkin modellemeler, tesis sayısının az olduğu bölgede genç somon ölümlerinin düşük seviyelerde kalırken, yoğun tesislerin bulunduğu bölgede denize ulaşmaya çalışan genç somonların %27'sinin aşağı göç sırasında hayatını kaybettiğini gösteriyor. Bu çarpıcı veri, insan yapımı yapıların deniz canlılarının doğal yaşam döngüsünü nasıl bozduğunu somut olarak ortaya koyuyor.