Yargı süreçlerinde yaşanan önemli bir dönüm noktasını işaret eden son gelişmeler, kumpas davalarının geleceği hakkında yeni soruları beraberinde getiriyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, firari savcılar Zekeriya Öz, Cihan Kansız ve Mehmet Yüzgeç'in yargılandığı davalara ilişkin, 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu gerekçe göstererek davaların düşürülmesini talep etmesi, hukuk camiasında geniş yankı uyandırdı.

Bu talep, özellikle mütalaada yer alan detaylar üzerinden değerlendirildiğinde, sanık Mehmet Yüzgeç'e yönelik dinleme kayıtlarının medyaya sızdırılması ve Naci Şerifi Zindaşti'nin gizli görüşmelerine ilişkin talimat verme suçlamaları gibi iddiaların zamanaşımına uğramış olması nedeniyle haklı bir gerekçe olarak sunulmuş. Bu durum, 2009'daki Maltepe Kapalı Cezaevi tutuklamasıyla ilgili davaların kaderini belirleyecek önemli bir unsur teşkil ediyor.

Karar, kumpas davalarında hedef alınan eski subaylar ve hukukçular tarafından ise şiddetle tepki görmüş. Emekli askeri hâkim Ahmet Zeki Üçok, rüşvet suçunun zamanaşımı süresinin daha uzun olduğunu savunarak, ilgili savcıların sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirtmiş. Bu durum, zamanaşımı konusundaki farklı hukuksal yorumların ve tartışmaların yeniden alevlenmesine neden oluyor.