Moda dünyasının, pandemi sonrası ilk büyük dönüşümünü kutladığı sonbahar-kış sezonunda, markalar sahne arkasındaki perdeyi tamamen değiştirdi. Daha önce sadece tasarımlarla konuşulan lüks evler, artık isimlerle, şöhretlerle ve sanatsal vizyonlarla birlikte sahneye çıkıyor. Bu sezon, reklam yüzü olarak seçilen isimler, sadece bir koleksiyonu temsil etmekle kalmayıp, markanın kimliğini yeniden tanımlayan birer sembol haline geldi.

Kampanyaların merkezine yerleştirilen isimler arasında, oyuncu, şarkıcı, sporcu ve modelden oluşan bir galeri bulunuyor. Demna'nın 'And We Shall Dance Again' isimli Gucci kampanyasında Kate Moss, BTS'ten Jin, Shawn Mendes, Tom Brady ve Alex Consani gibi isimler bir araya gelerek, markanın sınırları zorlayan ve yenilikçi yaklaşımını yansıtan bir koleksiyonu hayata geçirdi. Calvin Klein’ın ‘Feel the Fit’ kampanyasında ise 'Stranger Things'ün yıldızı Sadie Sink, 90'lar modasının nostaljik havasını modern bir yorumla sunarken, Burberry’nin Romeo Beckham ve FKA Twigs ile birlikte Thames Nehri’nden Londra’nın ışıklarına uzanan hikayesi, Loewe’nin başrolünde Julia Garner’ın stüdyo çekimleri ile yeniden yorumlandı.

Alaïa'nın kampanyası, Teyana Taylor’ın eşsiz enerjisi ve hareketleriyle birleşerek, bedenin formuna odaklanan koleksiyonun siluetlerini vurgularken, Tommy Hilfiger’ın ‘Only in New York’ kampanyasında Gigi Hadid, Jisoo, Peggy Gou, Frances Tiafoe ve Carmelo Anthony gibi isimler, New York’un dinamizmini yansıtıyordu. Kylie Jenner'ın Alo ile ilk resmi büyük kampanyası ise, markanın uzun süredir devam eden başarısını pekiştirirken, Miu Miu’nun Hailey Bieber ile Xiao Wen Ju’yu bir araya getirdiği kampanyası, endüstriyel bir ortamda çekilen ve romantik bir atmosferi yansıtan bir koleksiyonu temsil ediyordu. Prada'nın 'Simple Stories' kampanyası ise, yönetmen Barry Jenkins'ın kısa film mantığıyla çektiği sıra dışı bir yaklaşım sunarak, markanın sanatsal vizyonunu öne çıkarıyordu.