İstanbul Finans Merkezi’ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu’nda düzenlenen Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi’nin kapanış oturumunda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin katılım finans alanındaki konumuna dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Zirve, Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) işbirliğiyle gerçekleştirilmiş olup, katılım finans sektörünün geleceğine dair önemli tartışmalara ışık tuttu.
Bakan Şimşek, katılım finansın, 20 yılı aşkın sürede hızla yükselen bir ekosistem olduğunu vurgulayarak, sektörün 2029-2030 yıllarında neredeyse 10 trilyon dolarlık bir aktif büyüklüğe ulaşması beklentisini dile getirdi. Bu büyüme potansiyeli, Türkiye’nin küresel katılım finans liginde ilk 10’da yer almasını, hatta sektörde ilk 5’te yer almayı hedeflediğini açıkça ortaya koyuyor. Bakan, Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde bu sektörü büyütmek için kararlı olduklarını ve sektörün gelişmesi için hep birlikte çaba göstereceklerini ifade etti.
Şimşek, katılım bankalarının mevduat, aktif büyüklük ve kredi gibi finansal göstergelerde gözlemlediği artışları da dikkatle değerlendirerek, sektörün “geleneksel bankacılık sektörüne göre çok daha iyi bir performans sergilediğini” vurguladı. Bu durum, katılım finansın, oynaklığı daha düşük bir yatırım alternatifi olarak da öne çıktığını gösteriyor. Hazine Bakanlığı, bu performansı sürdürülebilir hale getirmek için politika araçlarını etkin bir şekilde kullanmaya devam edecek.
Ekonomik zorluklar ve küresel jeopolitik gelişmelerin de dikkate alındığı bu dönemde, Türkiye’nin doğal gaz ve petrol tedarikindeki pazar ve ürün çeşitlendirmesi sayesinde arz güvenliğinin sağlandığını Bakan Şimşek belirtti. Bu stratejik yaklaşım, Türkiye’nin “arz şokuyla karşı karşıya olmadığını” kanıtlıyor. Bakan ayrıca, Orta Vadeli Program’ın (OVP) temel önceliklerini koruyarak, küresel ve jeopolitik gelişmelere rağmen programın ana hatlarını doğru bir şekilde tutmaya yönelik çabalara vurgu yaptı. Programın, enflasyonla mücadele ve sürdürülebilir cari açığın yönetimi gibi hedeflere ulaşılmasına yönelik kritik bir rol oynadığını vurguladı.