Milli Savunma Bakanlığı, savunma teknolojilerindeki çığır açan projelerini uluslararası bir platformda sergileyerek, özellikle YILDIRIMHAN uzun menzilli füze sistemi ve GÜÇHAN turbofan jet motoruyla dikkatleri üzerine çekti. SAHA 2026 Fuari'ndaki ilk gösterimle birlikte, bu projelerin başarısı hakkında önemli bilgiler paylaşıldı. YILDIRIMHAN'ın temelinde yer alan, Asimetrik Dimetilhidrazin (UDMH) ve azot tetra oksit türevi sıvı yakıtları, ARGE merkezi tarafından yerli imkanlarla üretildi. Bu yakıtların, uzun ömürlü, düşük sıcaklıkta yüksek verimlilik ve güçlü enerji üretme yetenekleri, füze sistemlerine operasyonel avantajlar sağlıyor.

YILDIRIMHAN’ın test süreçleri başarıyla tamamlanırken, sistemin 3 tonluk harp başlığı taşıma kapasitesi ve kararlılıkla devam eden saha testleri, Türkiye’nin savunma sanayiindeki gücünü pekiştiriyor. Bu stratejik gelişim, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla örtüşerek, savunma sanayiinin gelişimine katkıda bulunuyor. Bakanlık, yerli ve milli sistemlerin geliştirilmesine yönelik projelerin, Türkiye’nin stratejik caydırıcılık kapasitesini artırma hedefine ulaşmasında kritik rol oynayacağını vurguladı.

GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru, Milli Savunma Bakanlığı Araştırma-Geliştirme Merkezi tarafından tasarlanan, yüksek itki gücüyle öne çıkan bir başarı. Tek kristal teknolojisi sayesinde, motor bileşenlerinin dayanıklılığı artırılmış, performansı ve kullanım ömrü uzatılmış. Bugüne kadar toplam 6 adet motor üretildi ve bu motorların kalifikasyon testlerinin yıl içerisinde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bu testler, motorun operasyonel gereklilikleri karşılayıp karşılamadığını doğrulayacak ve GÜÇHAN’ın savaş alanındaki etkinliğini teyit edecektir.

Bu proje, kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltmayı ve sürdürülebilir yerli kabiliyet oluşturmayı hedefliyor. Bakanlık, sahip olduğu kurumsal tecrübe ve mühendislik altyapısıyla, savunma teknolojilerinde yerli, bağımsız ve sürdürülebilir çözümler geliştirmeye odaklanacak. GÜÇHAN’ın 42 bin lbf itki gücü kapasitesi ve teknoloji geliştirme çabaları, Türkiye’nin savunma sanayiindeki geleceğine yön veriyor. Bu çabalar, hem stratejik güvenlik hem de ekonomik kalkınmaya katkı sağlayarak, ülkenin teknolojik bağımsızlığını artırmayı amaçlıyor.