Yozgat’ın Yerköy ilçesinin kalbi, 100 yıllık bir hayat hikayesiyle atıyor. Ali Gül, Yerköy’ün eşsiz doğal güzellikleri arasında, hayatın zorluklarına karşı yılıncaya kadar, düzenli bir yaşam ve bilinçli tercihlerle uzun bir ömür geride bıraktı. Gül’ün Yerköy’deki yaşamı, sadece bireysel bir başarı hikayesi değil, aynı zamanda sağlıklı yaşamın ve toplumsal sorumluluğun da sembolü haline geldi.

1926 doğumlu Ali Gül, hayatının her evresinde sağlıklı kalmaya büyük özen gösterdiğini belirtiyor. Sofrasından eksik etmediği yoğurdu, sadece bir besin takviyesi olarak görmüyor, aynı zamanda hayatının temel direklerinden biri olarak kabul ediyor. “Hayatım boyunca her şeyin en iyisini yedim ve giydim” diyerek, basit ama etkili bir yaşam felsefesini vurguluyor. Gül’ün bu yaklaşımı, modern yaşamın karmaşıklığına karşı, basit ve sağlam bir rehber sunuyor.

Ali Gül’ün evinde, çiçeklerle donatılmış bir teras, onun yaşam tarzının bir yansıması gibi. Terasta yetiştirdiği üzümler, komşulara bol bol keserek dağıtması, onun topluma olan bağlılığını ve paylaşımcılığını gösteriyor. “Kimseyi üzümsüz salmıyorum” sözü, onun hayat felsefesindeki empati ve şefkat duygusunu ortaya koyuyor. Çalışkanlığı, üretkenliği ve insanlara yardım etme isteği, onun uzun yaşamının en önemli sırlarından biri olarak kabul ediliyor.

100 yaşına kadar düzenli doktor kontrolüne ihtiyaç duymayan Ali Gül, sağlıklı yaşam için basit ama etkili önlemler almanın önemini vurguluyor. Temiz giyinmeye, hayır yapmaya ve çocuk yuvalarına, Mehmetçik Vakfı’na destek vermeye özen gösteriyor. Ali Gül’ün hikayesi, sağlıklı bir yaşam için düzenli beslenme, çalışma azmi, iyi niyet ve topluma faydalı olmak gibi temel prensiplerin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.”}