Manavgat'ın eşsiz kıyı şeridinde, yüzyıllardır değişmeyen doğal güzellikler arasında bir yenilik hareketi başladı. 1 kilometrelik Büyük Plaj sahili, deniz kaplumbağalarının yuvalama alışkanlıklarını koruma amacıyla göz kamaştırıcı bir değişim geçiriyor. Bu projede, sahildeki mevcut aydınlatma sistemleri, geleneksel ampullerin yerini, doğanın ritmiyle uyumlu, kırmızı LED teknolojisine kavuşturuluyor.
Bu kapsamlı dönüşümün arkasında, Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ) ve Kıyı Koruma Derneği (DEKAFOK) iş birliği bulunuyor. Projenin temel amacı, akdeniz kaplumbağalarının (caretta carettalar) doğal yön bulma mekanizmalarını olumsuz etkileyen ışık kirliliğini azaltmak ve bu değerli canlıların yaşam alanlarını daha güvenli hale getirmek. Aydınlatma düzenlemeleri, trafik güvenliğinin sağlanması ve sürüş güvenliğinin korunması gibi kriterlerle uyumlu bir şekilde tasarlandı, böylece hem insan yaşamına katkı sağlanırken hem de ekolojik dengeye saygı gösteriliyor.
AEDAŞ Bölge Müdürü Muhammed Yahya Sancar, bu projeyi gerçekleştirirken doğa sorumluluğunu yerine getirme hedefiyle hareket ettiklerini vurguladı. “Amacımız, caretta carettaların doğal yönlerinin bozulmasını önleyebilmek adına, sahil boyunca yer alan sokak aydınlatmalarını kırmızı LED’e dönüştürmek ve bu canlıların denize daha kolay ulaşmalarını sağlamaktır. Bu çalışma, doğaya karşı sorumluluğumuzu yerine getirme adına önemli bir adım ve ekolojik dengeye uygun ışıklandırma sistemi kurarken insan ve sürüş güvenliğine de dikkat ettik” dedi. Projenin, sadece ışıklandırmayı iyileştirmekle kalmayıp, aynı zamanda deniz kaplumbağalarının yuvalama alanlarının korunmasına da katkı sağlayacağını belirtiyor.
Bu yenilikçi yaklaşım, kırmızı LED teknolojisinin maliyet etkinliğinin de yanı sıra, doğal yaşamı koruma konusundaki hassasiyetini gösteriyor. AEDAŞ ve DEKAFOK arasındaki iş birliği, benzer projeler için bir model oluştururken, Manavgat'ın kıyı şeridinde deniz kaplumbağalarının geleceğine parlak bir çare sunuyor. Gelecek çalışmalar, DEKAFOK ile birlikte caretta carettaların yuvalama bölgeleriyle ilgili stratejik eylemlerin sürdürülmesini içerecek.”}