Kayseri’nin tarımsal zenginlikleri ve stratejik önemi üzerine yoğunlaşan bir dizi ziyaret gerçekleştiren Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bugün Kayseri’nin kalbinde, Ziraat Odası ile bir araya geldi. Bu önemli toplantı, Türkiye’nin gıda güvenliği açısından karşı karşıya olduğu zorlukları ve çözüm yollarını tartışmak üzere düzenlendi. Başkan Bayraktar, Kayseri Ziraat Odası İl Koordinasyon Kurulu ve Kocasinan Ziraat Odası Başkanı Abdulkadir Güneş ile birlikte gerçekleştirilen bu buluşma, çiftçilerin ve ziraat odası başkanlarının görüşlerini almak ve ortak stratejiler geliştirmek amacıyla gerçekleştirildi.
Kayseri’nin, Türkiye’nin gıda üretimindeki kritik rolünü vurgulayan Bayraktar, şehrin, özellikle de patates, pancar, mercimek, çerezlik ayçiçeği ve çerezlik kabak çekirdeği gibi ürünlerdeki üretim kapasitesinin, ulusal gıda güvenliğine önemli bir katkı sağladığını belirterek, “Kayseri, sadece bir şehir değil, aynı zamanda Türkiye’nin gıda güvencesinin temel taşlarından biridir” dedi. Şehrin hayvancılık, kümes hayvancılığı ve arıcılık gibi alanlardaki gelişimi de göz önüne alındığında, Kayseri’nin potansiyelinin tam olarak anlaşılması gerektiğini vurguladı.
Bayraktar, gıdanın, bireylerin en temel ihtiyaçlarından biri olduğunu ve bu ihtiyacın sürekli ve güvenilir bir şekilde karşılanmasının, milli güvenlik açısından hayati önem taşıdığını ifade etti. “Gıda, sadece bir ürün değil, yaşamın kendisidir. Bir toplumun güvenliği, gıda arzının sağlanmasıyla doğrudan ilişkilidir” şeklinde konuştu. Jeopolitik risklerin artması, pandemi deneyimlerinin yarattığı tedarik zinciri bozuklukları ve küresel iklim değişiklikleri gibi faktörlerin, gıda güvenliğini daha da hassas hale getirdiğini belirterek, tarımın artık güvenlik stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle, temel gıda maddelerinin yeterli stoklarla bulundurulmasının, olası krizlere karşı bir tampon oluşturmak için kritik olduğunu ekledi.
Bayraktar, çiftçilere yönelik desteklerin artırılması ve girdi maliyetlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini de vurgulayarak, “Çiftçilerimizin karşılaştığı zorlukları azaltmak ve onlara destek olmak, aynı zamanda Türkiye’nin gıda güvenliğini sağlamak için de elzemdir” dedi. Bölgedeki doğal afetler, özellikle de son yıllarda yaşanan don ve kuraklık felaketleri, çiftçilerin karşılaştığı ekonomik sıkıntıları daha da artırmıştı. Bu nedenle, devlet desteğinin güncel koşullara göre ayarlanması ve çiftçilerin üretmeye devam edebilmeleri için gerekli şartların sağlanması gerektiğini ekledi. Ayrıca, gençlerin tarım sektörüne yönelmesinin desteklenmesi ve tarımın gelecek nesiller için cazip bir kariyer seçeneği haline gelmesi gerektiğini de vurgulayarak, tarımın milli güvenlik ve ekonomik kalkınmanın geleceği için en önemli yatırım alanlarından biri olduğunu sonlandırdı.