Adana’nın bereketli toprakları, bu yıl narenciye üreticileri için heyecan verici bir döneme sahne oluyor. Kitapçılarda bulabileceğiniz gibi, bu sefer meyve bahçelerinden elde edilen bir hazineyi keşfediyoruz. Türkiye’nin narenciye üretiminin yüzde 40’lık payını tek başına üstlenen bu bölgede, mayer cinsi limonlar dallarından koparken, beklenmedik bir durum ortaya çıkıyor: Alıcı eksikliği!
Turunçgil Kesim ve İhraç Tarihlerini Belirleme Komisyonu’nun belirlediği 11 Eylül kesim tarihi ve 21 Eylül ihraç tarihiyle birlikte, Yüreğir ilçesi Sakızlı Mahallesi’nde ilk hasat tarlada başladı. 218 bin dönüm alanda yetiştirilen 710 bin tonluk bir hedefle üretilen bu rekolte, sektörde büyük bir heyecan yaratıyor. Ancak hasadın başlangıcında yaşanan bir gerilim, sektörün beklentilerini sorgulatıyor.
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, İHA’ya yaptığı açıklamada, hasadın hızlanacağını ve Karadeniz’deki Ukrayna-Rusya Savaşı’nın gemi trafiğini aksattığını vurguladı. Geçen yıl soğuklardan dolayı ağaçların zarar görmesiyle 380 bin tonluk bir rekolte alınmış, fiyatlar da buna göre belirlenmişti. Bu yıl ise verim beklentilerinin çok üzerinde olmasına rağmen, limonların satılamaması, sektör için ciddi bir sorun teşkil ediyor. Limonun dalından koparılıp paketleme tesisinden çıkışı bile 15-20 lira olan bu durum, çiftçilerin yüzünü güldürmüyor.
Şu an dünya genelinde Güney Afrika ve Arjantin’den gelen limonlar piyasada bulunuyor. Ancak bu kaynakların Eylül sonuna kadar tükenmesiyle birlikte, Adana’daki büyük rekolte, ihracatın başlamasıyla birlikte değerlenecek. Fiyatlar, limonun kalitesine göre 6 ile 12 lira arasında değişiyor. Sektör temsilcileri, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’ndan Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu’nun (DFİF) sağlanmasını talep ediyor; çünkü bu yılın verimi, hem yerli hem de ihracat pazarlarında önemli bir rol oynaması beklenen bir dönüm noktası olabilir. Bu durum, çiftçiler için hem bir fırsat hem de bir meydan okuma anlamına geliyor.