Türkiye’nin geleceği, dijitalleşme ve çevresel sürdürülebilirlik hedefleriyle şekilleniyor. Yeni Orta Vadeli Program (OVP), ülkenin ekonomik dönüşümünde kritik bir dönüm noktası olarak, işletmelerin dijital kapasitelerinin artırılmasına ve yeşil teknolojilerin yaygınlaştırılmasına odaklanıyor. Bu stratejik yaklaşım, hem ekonomik büyümeyi destekleyecek hem de çevresel hassasiyetleri göz önünde bulundurarak sürdürülebilir bir kalkınma modeli oluşturmayı amaçlıyor.

OVP’nin merkezinde, Türkiye’nin emisyon yoğun sektörlerinin dönüşümü yer alıyor. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na uyum süreçleri hızlandırılacak ve bu sayede, sanayi ve ulaşım sektörlerinde yeşil dönüşümün önü açılacak. “Mevcut En İyi Teknikler” (MET) prensibi doğrultusunda, sanayi tesislerinde çevresel koruma önlemleri artırılacak, atık ısının verimli kullanımı sağlanacak ve “Sanayide Yeşil Dönüşüm Belgelendirme” süreci desteklenecek. Bu kapsamda, sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik özel çözümler geliştirilecek ve firmaların yeşil finans kaynaklarına erişimi kolaylaştırılacak.

Ulaşım sektöründe ise “Net Sıfır Emisyon Stratejisi ve Eylem Planı” hayata geçirilecek. Akıllı ulaşım sistemleri geliştirilecek, elektrikli araç kullanımının yaygınlaştırılması için şarj altyapısı inşa edilecek ve lojistik sektöründe ağır ticari araçların elektrifikasyonu desteklenecek. Aynı zamanda, veri ekonomisine geçiş hızlandırılacak; veri sahipliği, paylaşım sorumlulukları ve veri yönetişimi için kapsamlı bir ulusal politika oluşturulacak. Bu süreçte, TRUBA süper bilgisayarının kapasitesi artırılacak ve yapay zeka alanında ulusal mevzuat altyapısı geliştirilecek. Yapay zeka uygulamaları için gerekli olan süper bilgisayar altyapıları da geliştirilecek.

Kamuda dijital dönüşüm de OVP’nin önemli bir parçası olacak. Dijital devlet kurumsal mimarisi oluşturulacak, yeni nesil dijital teknolojilerden etkin faydalanılacak ve yerel yönetimlerin bilişim yatırımları daha verimli hale getirilecek. Ayrıca, stratejik sektörlerde uluslararası akreditasyona sahip test ve uygunluk değerlendirme altyapıları geliştirilecek ve dijital dönüşüm, yapay zeka destekli, veri odaklı ve entegre hizmet modelleriyle hızlanacak. Eğitim sisteminde ise dijital dönüşüm, müfredat ve altyapı düzeylerinde yapılacak, süreç odaklı ve yeterlilik temelli dijital ölçme değerlendirme sistemleri kurulacak. Bu sayede, geleceğin iş gücüne yönelik dijital beceriler kazandırılacak ve ülke, dijital ekonominin merkezinde yer almaya hazırlanacak.”}

Bu strateji, Türkiye’nin ekonomik büyüme hedeflerine ulaşırken, çevresel sürdürülebilirlik ilkelerini de gözeten, yenilikçi ve rekabetçi bir ülke olma yolunda önemli bir adım olacaktır.

OVP’nin uygulanması, sadece hükümetin değil, aynı zamanda özel sektörün ve sivil toplumun da aktif katılımını gerektirecektir. İşletmelerin dijital dönüşüm yatırımlarına yönlendirilmesi, teknoloji şirketlerinin inovasyonlarını desteklemesi ve yerel yönetimlerin dijital altyapı yatırımlarını artırması, bu dönüşümün başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi için kritik öneme sahiptir.

Sonuç olarak, Türkiye’nin yeni OVP’si, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreçlerini entegre ederek, ülkenin geleceği için sağlam bir temel oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu stratejik yaklaşım, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırırken, sürdürülebilir bir kalkınma modeline geçişine katkı sağlayacaktır.

Bu program, Türkiye’nin dijital ve yeşil dönüşüm yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olarak kabul edilebilir ve ülkenin uzun vadeli ekonomik ve çevresel hedeflerine ulaşmasına yardımcı olacaktır.