Türkiye'nin deniz gücünü temsil eden TCG İstanbul, son bir güncelleme ile önemli bir kilometre taşına ulaştı: yerlilik oranı %80'i aşarak, savaş gemisi teknolojilerindeki yetkinliğimizi kanıtlıyor. MİLGEM İstif Sınıfı Fırkateyn Projesi'nin önemli bir parçası olan bu platform, sadece bir gemi değil, aynı zamanda milli teknoloji hamlelerinin somut bir örneği haline geldi.
STM tarafından geliştirilen TCG İstanbul'da, başlangıçta belirlenen %75'lik yerlilik hedefi, proje boyunca yapılan titiz çalışmalarla %80'e yükseltildi. Bu artış, geminin tasarımından, sistem entegrasyonuna kadar uzanan süreçte, yerli savunma sanayiinin katkısını gözler önüne seriyor. Projenin karmaşıklığı düşünüldüğünde, bu oran, Türkiye'nin deniz savunma kapasitesindeki yükseliğin en güçlü göstergelerinden biri.
Proje kapsamında, 150'den fazla sistem için yaklaşık 80 farklı alt yüklenici görev aldı. ASELSAN ve HAVELSAN gibi öncü firmalar, gemide radar, elektronik harp, atış kontrol, haberleşme, elektro-optik ve sualtı sistemleri gibi kritik teknolojilerde yer aldı. Özellikle CENK-400N arama radarını, AKREP-300N atış kontrol radarını, ALPER-200N radar sistemini ve AREAS-2NC elektronik harp sistemini sağlayan ASELSAN'ın performansı, uluslararası arenada takdir topluyor. HAVELSAN'ın ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ise geminin operasyonel verimliliğini artırıyor.
TCG İstanbul'un başarısı, sadece geminin teknik özellikleriyle sınırlı değil. Roketsan tarafından geliştirilen ATMACA gemisavar füzesi ve MİDLAS Dikey Atış Lanser Sistemi ile donatılmış olan gemi, Türkiye'nin deniz savunma teknolojilerindeki ilerlemesini gösteriyor. Ayrıca, gemide gerçekleştirilen HİSAR-D RF füzesi atışı, Türkiye'nin dikey atış ve milli hava savunma füzesi teknolojilerindeki yeteneklerini bir kez daha sergilemiş oldu. TCG İstanbul'un yerlilik oranındaki bu %80'lik rakam, gelecekteki projeler için önemli bir örnek teşkil edecek ve Türkiye'nin savunma sanayiindeki bağımsızlığını artırmaya katkıda bulunacaktır.