Silivri Cezaevi'nin duvarları, uzun yıllar boyunca Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünün perde arkasını saklayan bir sırrı barındırıyordu. Şimdi ise, 2011'de hayatını kaybeden eski MİT görevlisinin ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma, adli süreçte yeni bir aşamaya girdi. İkinci etap operasyonunda yakalanan 9 kişi, bugün adliye kapılarında hakimiyet kurdu, adeta bir gizemli bulmacanın parçalarını ortaya koymaya hazırlanıyor.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen hassas inceleme, Kozinoğlu’nun son anlarını ve ölüm nedenini belirlemeye odaklanıyor. Operasyonun ilk aşamasında, gazeteci Selahattin Günday, kameraman İdris Tiftikçi ve hatta sağlık çalışanları gibi farklı meslek gruplarından 9 kişi gözaltına alınmıştı. Bu durum, soruşturmanın kapsamının ne kadar geniş olduğunu ve olayın farklı kesimlerle bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Şüphelilerin adli süreçteki ifadeleri, olayın karmaşıklığına ışık tutacak önemli bilgiler sunabilir.

Dosyanın yeniden açılması ve özel bir ek tarafından yürütülen çalışmalar, sadece Kozinoğlu’nun ölüm nedenini belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda olayın içinde üçüncü bir kişinin bulunup bulunmadığını da araştırıyor. Mezardan alınan örneklerin, cezaevi kayıtları, 112 acil servis kayıtları ve hastane belgeleriyle birlikte detaylı bir şekilde incelenmesi, gerilimleri daha da artırıyor. Adli Tıp Kurumu'nun yapacağı yeni değerlendirme, olayın ardındaki gerçeği ortaya çıkaracak kritik bir adım olabilir.

Bu süreçte, 'feth-i kabir' adı verilen mezardan örnek alım kararı, soruşturmanın en dikkat çekici yönlerinden biri. Bu stratejik hamle, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedenini tespit etmenin yanı sıra, olayın karmaşık yapısını anlamak için önemli veriler sağlayacak. Elde edilen bulguların, adli inceleme ve yargılama sürecinde yer alması, adeta bir bulmacanın çözülmesine katkı sağlayacak ve uzun süredir bekleyen kamuoyunun merakını gidermeye yardımcı olacaktır.