Türkiye, uluslararası öğrenme değerlendirme sistemi PISA’nın 2025 sonuçlarına imza atarken, elde ettiği artış, dikkatli bir şekilde incelenmeye başlandı. OECD tarafından açıklanan bu sonuçlar, eğitim camiasında heyecan uyandırmasının yanı sıra, sınav hazırlığına dair şüpheleri de yeniden gündeme getirdi. Özellikle, Türkiye’nin bu sınavda matematik, fen ve okuma alanlarında genel bir ilerleme kaydetmesi, dikkat çekici olsa da, bu ilerlemenin nasıl sağlandığı konusunda çeşitli iddialar ortaya atılmaya başladı.

Özel hazırlık iddiaları, eski MEB Yönetimi Değerlendirme ve Geliştirme Daire Başkanı Dr. Kadir Çetin’in açıklamalarıyla başladı. Çetin, seçilmiş öğrencilere PISA’ya özgü eğitimler verildiğini ve bu öğrencilerin “özel kamp”lara alındığını savundu. Bu tür çalışmaların 2018 ve 2022 yıllarında da sürdürüldüğünü ancak 2025’te daha yoğunlaştığını iddia etti. Bu iddialar, sınav hazırlığına dair tartışmaları daha da derinleştirdi.

Profesör Dr. Devrim Akgündüz’ün yaptığı incelemelerde, bazı okulların belgelerinde PISA sınavına hazırlanan öğrencilere geçmiş yılların sorularının çözdürülmesi, özel eğitim içeriklerinin kullanılması, deneme sınavları ve motivasyon programları gibi detayların yer aldığı tespit edildi. Mersin ve Adana’daki okulların eylem planlarında yer alan bilgiler, bu hazırlıkların kapsamının ne kadar geniş olduğunu gösteriyordu. MEB’in düzenlediği çalıştayda da geçmiş yıllara ait örnek soruların incelenmesi ve öğretmenlerin bilgilendirilmesi gibi faaliyetler gerçekleştirildi.

Ancak OECD, PISA 2025 verilerinin tüm kalite standartlarını karşıladığını ve raporlamaya uygun olduğunu açıkça belirtti. Yine de, uzmanlar ve akademisyenler, hazırlıkların içeriğinin ve öğrencilere verilen geri bildirimlerin detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğini vurguluyorlar. Yüksek sonuçların, diğer eğitim göstergeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve öğrencilerin özel eğitimden geçirilmemesi gerektiği konusunda uyarılar yapılıyor. Bu durum, Türkiye’nin PISA’daki başarısının ardındaki mekanizmaları anlamak için daha derinlemesine bir analiz yapılması gerektiğini gösteriyor.