Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gerçekleştirdiği ve siyasi tartışmalara yol açan görüşme sonrası önemli bir açıklama daha yaptı. Bu kez, yönetimle iletişim kurma imkanının bulunmaması durumunda hizmet sunumunun nasıl mümkün olabileceği konusundaki endişelerini dile getirdi. Yavaş, sadece siyasi görüş ayrılıklarını bir kenara bırakmanın yeterli olmadığını, kent yönetimin temelini oluşturan halkla yakın iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Görüşmelerin, Ankara’nın geleceğini şekillendiren kritik finansman projelerinin (metro yatırımları başta olmak üzere) müzakeresi sırasında gerçekleştiği belirtiliyor. 1,3 milyar dolarlık metro yatırımları ve 800 milyon Euro’luk diğer projeler için ayrılan fonların, Hazine’nin onay sürecinden geçmesi bekleniyordu. Ancak Yavaş, bu süreçlerin siyasi tartışma konusu haline getirilmesinin, gerçek sorunlara odaklanmayı zorlaştırdığını savundu. ‘Bu ülkeyi yönetenlerle görüşmeyeceksek nasıl hizmet edeceğiz?’ sorusu, Yavaş’ın yönetim anlayışındaki temel prensibi ve halkla olan bağının önemini vurgulayan birer ifadedir.
Yavaş, Ankara Kent Konseyi’nin rolüne özellikle dikkat çekerek, 2019’dan itibaren yürütülen faaliyetlerin kapsamlı bir şekilde incelenmesini istedi. 1,3 milyon kişinin kent yönetimine katılımıyla, farklı meslek grupları, yaş grupları ve dezavantajlı grupların ihtiyaçlarının karşılanması konusundaki hassasiyetini vurguladı. ‘Onların yerine geçip biz bunları hissedemeyiz,’ diyerek, kent konseyinin, halkın sorunlarını doğrudan yaşayan ve bu sorunlara çözüm önerileri getiren bir mekanizma olarak önemine işaret etti. Bu sayede, belediye meclisinin, kent halkının gerçek ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebileceği bir sürece katkıda bulunabileceği düşüncesini paylaştı.
Yavaş, kent konseyinin, kentin geleceğine dair fikirlerin alınmasında, yaşadığı problemlerin tartışılmasında ve belediyenin yanlış uygulamalarının düzeltilmesinde kritik bir rol oynadığını vurguladı. Geçen yıl ağaç budama konusundaki yaşadıkları sorun, Yavaş’ın bu yaklaşımının somut bir örneğiydi. Halkın tepkisi üzerine harekete geçerek, kent konseyi aracılığıyla sorun çözüldü. Bu durum, Yavaş’ın halkla iletişime açık, sorunlara duyarlı ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, bütçe hazırlık sürecinde halkın görüşlerini almak için yaptığı girişimler, katılımcı bir yönetim anlayışının önemli bir parçası olarak da kabul ediliyor.”}p>p>p>p>”}çıkartma, markdown veya ek açıklama ekleme: 1,3 milyon kişi kent yönetimine katılmış. Bizler seçilirken söylemiştik. Bu kendi tek başımıza zaten yönetemeyiz. Tek başına yöneteceğimizi iddia edersek de yanlış olur. Çünkü çeşitli meslek kurumları, grupları var. Hepsinin ayrı ayrı sorunları var. İnsanların, yaşlılarımızın, gençlerimizin, engellilerimizin, dezavantajlı gruplarımızın sorunları var. En güzel bunların çözümünü de o sorunları yaşayanlar bilir. Dolayısıyla onların yerine geçip biz bunları hissedemeyiz. Onları bize iletecekleri bir mekanizmaya ihtiyaç var. İşte o da kent konseyi. Ve 2019 yılında bu amaçla kent konseyini kurduk ve o günden bugüne kadar çalışıp bizim de çalışmalarımızdan yön bekliyor.