Küresel enerji piyasalarında yaşanan istikrarsızlık, Avrupa’nın akaryakıt fiyatlarını adeta felce uğrattı. Orta Doğu’daki devam eden çatışmalar ve bu çatışmaların enerji arzı üzerindeki potansiyel etkileri, Brent petrolün varil fiyatında büyük bir artışa neden oldu. Bu durum, benzin ve dizel gibi akaryakıtların litre fiyatlarını da önemli ölçüde yükseltti ve tüketicilerin cebini derinden vurdu.
Avrupa Birliği’nde, 23 Şubat’ta ortalama 1,64 Euro olan Euro-sünop 95 benzinin fiyatı, 7 Eylül itibarıyla yaklaşık %24 artışla 2,04 Euro’ya yükseldi. Benzin fiyatındaki bu artış, dizel fiyatlarının benziden daha hızlı yükselmesiyle daha da belirgin hale geldi. 23 Şubat’ta 1,59 Euro olan dizel, 7 Eylül’de yaklaşık %33 artışla 2,11 Euro’ya ulaştı. Bu durum, özellikle dizel motorlu araç kullanıcılarını olumsuz etkiledi.
Söz konusu fiyat artışının temel nedeni, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin küresel petrol piyasalarındaki güveni sarsması oldu. Bölgedeki çatışmaların, petrol üretim tesislerine ve enerji altyapısına yönelik riskleri artırması, aynı zamanda Hürmüz Boğazı’ndaki petrol taşımacılığında belirsizlikleri de beraberinde getirdi. Avrupa’da dizel piyasasında yaşanan arz sıkıntısı da, dizel fiyatlarının benzine göre daha hızlı yükselmesinde önemli bir rol oynadı. Bu durum, özellikle Bulgaristan’da %47 gibi rekor bir artışla, dizel fiyatlarının 1,23 Euro’dan 1,81 Euro’ya yükselmesine neden oldu.
Bu artış, Danimarka ve Finlandiya gibi ülkelerde de benzer oranlarda yaşandı. Danimarka’da benzin fiyatı %36 artışla 2,63 Euro’ya, Finlandiya’da ise %36 artışla 2,32 Euro’ya yükseldi. Çekya ve Polonya gibi ülkelerde de %32 ile %29 oranlarında artışlar görüldü. Bu durum, Avrupa ekonomisi üzerinde önemli bir yük oluştururken, tüketicilerin akaryakıt harcamaları üzerinde de ciddi bir etki yarattı.