Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titizlikle yürüttüğü ‘Şimşekler’ suç örgütü soruşturması, suçlu ağının karanlık detaylarını gün yüzüne çıkardı. 2025/5830 sayılı soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalar, örgütün organize ettiği şiddet eylemlerini ve arkasındaki karmaşık bağlantıları ortaya koyarken, 11 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda 64 şüpheli gözaltına alındı. Bu operasyon, Adana’nın suç ortamına karşı önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Soruşturma, “El Alem Bar” adlı iş yerinde çalışan Murat Susar’ın haraç talebiyle başlayan olaylar zincirini ortaya koydu. Susar’ın talebi reddedilmesi üzerine 16 Temmuz 2024 tarihinde düzenlenen silahlı saldırı, Susar’ın hayatını derinden etkiledi. Olay, sadece bir haraç vakasıyla sınırlı kalmayıp, örgütün şiddete eğilimli yapısını da gözler önüne serdi. Bu durum, sadece Susar’ın hayatını tehlikeye atmakla kalmayıp, aynı zamanda kasten yaralama ve yağmaya teşebbüs suçlamalarıyla da soruşturma dosyasına dahil edildi.

Örgütün hedeflediği bir diğer isim ise Deniz Arslan oldu. Dosyaya göre, Arslan’a yönelik yapılan küfürlü tartışma, örgüt mensuplarınca zorla kaçırılma eylemine dönüştü. Arslan’ın kaçırılması ve ardından aracının silahla kurşunlanması, haraç talep etme, yağmaya teşebbüs ve mala zarar verme suçları kapsamında soruşturma dosyasına girdi. Bu olay, örgütün şiddet kullanımının ne kadar acımasız olduğunu açıkça gösterdi.

Soruşturmanın en şok edici noktalarından biri, “Şimşekler” ile “Aratlar” grupları arasındaki uzun süren husumet ve bunun sonucunda yaşanan şiddet eylemlerine ulaşıldı. Aratlar Grubu mensuplarınca Halim Şimşek’in sahibi olduğu Çivi Restaurant’a düzenlenen saldırı, örgütler arasındaki gerginliği daha da tırmandırdı. Bu saldırının karşılığında Şimşekler Suç Örgütü mensuplarının Burak Aşım ve Seyid Mehli’ye yönelik silahlı saldırısı, iki kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Ayrıca Mehmet Salih Boğa ve Eren Tekdemir’in de silahlı saldırıya uğraması, suç örgütünün şiddet kullanımının ne kadar yaygın olduğunu gösterdi. Bu cinayetler, soruşturmanın en önemli unsurlarından biri haline geldi ve faillerin adalete hesap vermesini sağladı.

Soruşturmanın en çarpıcı gelişmesi ise Haydar Öz’ün ölümü oldu. Şimşekler Grubuna ait iş yeri ve örgüt mensuplarının evlerine yönelik gerçekleştirilen saldırılar sonucunda Haydar Öz, Bursa’ya giderek bir bağ evinde saklanmaya başladı. Öz’ün yerinin öğrenilmesi üzerine örgüt mensupları tarafından gerçekleştirilen takip ve planlama, 21 Şubat 2025 tarihinde bağ evine düzenlenen silahlı saldırıda Öz’ün hayatını kaybına yol açtı. Bu cinayet, soruşturmanın “kasten öldürme” suçuna ilişkin en önemli eylemlerinden biri olarak dosyaya girdi ve örgütün şiddet kullanımının en acı örneğini oluşturdu.

Operasyon kapsamında, örgütün saldırılarda kullanmak üzere silah ve patlayıcı da depoladığı tespit edildi. Mavi Balık isimli iş yerindeki prefabrik bölümde bulunan iki el bombası, örgütün gerçekleştirmeyi planladığı saldırılar için hazır bulunmuştu. Bu durum, örgütün sadece şiddet eylemleriyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda saldırı planlaması yaparken de güvenlik önlemlerini göz ardı ettiğini ortaya koydu. Operasyon, Adana’da yasa dışı silah ve patlayıcı ticaretiyle ilgili de önemli bulgulara yol açarak, suç örgütünün faaliyetlerinin daha da derinlemesine araştırılmasına imkan sağladı.