CHP’nin yeniden güvene kavuştuğu yönetimde, Kemal Kılıçdaroğlu, önümüzdeki siyasi arenadaki hedeflerini net bir dille ifade etti. ‘Mutlak dönüşüm’ sürecinin izlerini taşıyan bu söylemde, seçimlerde yüzde 50+1’lik bir zaferin önemini vurgulayarak, muhalefetin ortak bir aday etrafında birleşmesi gerektiği fikrini pekiştirdi. Kılıçdaroğlu, bu uzlaşı sağlanmazsa, ilk turda farklı adayların yarışacağını ve ikinci turda ittifakın ortak bir adayıyla mücadele edeceklerini belirtti.

Kılıçdaroğlu, ittifakların başarısı için CHP’nin lokomotif rolünü üstleneceğini ve parti içinden bir ismi aday olarak sunabileceğini dile getirdi. Ancak, bu sürecin dinamiklerine uyum sağlayarak, ittifak ortağı partilerden gelen aday önerilerini değerlendireceğini açıkladı. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, yargısal engellerin kalkması ve CHP’deki konumuyla birlikte, ittifak masasında güçlü bir aday olarak değerlendirildiğini vurguladı. İmamoğlu’nun bu şartları yerine getirmesi durumunda, CHP tarafından resmi olarak desteklenebileceği belirtildi.

Ancak Kılıçdaroğlu’nun değerlendirmeleri Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı da göz ardı etmedi. Yavaş’ın CHP’de kalması halinde, ittifak içerisinde aday olarak öne çıkabileceği ve seçim kampanyasında İmamoğlu ile birlikte CHP’nin hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayabileceği fikrini destekledi. Bu durum, CHP’nin seçim stratejisinin, iki önemli ismin potansiyelini bir arada kullanmaya yönelik olduğunu gösteriyor.