Denizbank’taki iddialarla sonuçlanan davada, eski şube müdürü Seçil Erzan, mahkeme heyetine yönelttiği sert ifadelerle dikkatleri yeniden üzerine çekti. Erzan, adil yargılanılmadığını ve kendisine karşı alınan kararların gerçeklikle bağdaşmadığını savundu. Yargılanma sürecinde, kendi anlatımının çarpıtıldığını ve sadece davacılar tarafından sunulan bilgilerlerin kabul edildiğini belirtti.
Erzan’ın savunmalarının en dikkat çekici noktalarından biri, popüler futbolcu Arda Turan’ın finansal anlaşmalarıyla ilgili ortaya attığı iddialardı. Turan’ın, 6,5 milyon dolar alıp, daha sonra 7,5 milyon dolar aldığı iddiayı değerlendirirken, “Neden 13 milyon dolar almadı?” sorusunu yöneltip, Turan’a küfür ettiği ifade edildi. Erzan, Turan’ın gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu ve bu durumun kendisine zarar verdiğini ileri sürdü. Bu iddia, mahkemede büyük bir yankı uyandırdı ve sürecin karmaşıklığını gözler önüne serdi.
Erzan, finansal sıkıntılarını ve bu sıkıntıların yol açtığı sonuçları da mahkemede detaylı bir şekilde anlattı. Kendi parasının olmadığını, tüm mal varlıklarını borçlarını ödemek için harcadığını ve hatta arkadaşlarına ödeme yapamadığını ifade etti. Ayrıca, üst makamlardan baskı altında olduğunu ve bu nedenle tutuklandığını savundu. Bu anlatımlar, Erzan’ın savunmalarını daha da güçlendirdi ve yargılama sürecine yeni boyutlar ekledi.
Mahkeme, Erzan’ın tutukluluğunu sürdürme kararı aldı. Erzan, kaçma girişiminde bulunduğunu ancak ailesinin yanına Çorlu’ya gittiğini, para almak isteyen kişilerin ona şiddet uyguladığını ve bu durumun kendisini derinden etkilediğini aktardı. Bu olaylar, Denizbank skandalının karmaşıklığını ve sürecin henüz çözülmediğini gösteriyor.