Avrupa Birliği, Türk ve Çin çelik sektörleri için kritik bir gelişmeyle harekete geçti. 12 Eylül'den itibaren yürürlüğe giren yeni bir düzenleme, Türkiye ve Çin'den AB'ye gönderilen kaynaklı çelik hasır ürünlerinin tüm ithalatını detaylı bir şekilde takip altına alacak. Bu önlemin amacı, olası anti-damping uygulamalarına karşı AB'nin savunmasını güçlendirmek olsa da, Türk ihracatçıların gelecekte karşılaşabileceği maliyetleri de etkileme potansiyeli taşıyor.
Avrupa Komisyonu'nun aldığı karar, doğrudan bir vergi uygulaması içermese de, devam eden soruşturma sonucunda anti-damping vergisi uygulanabilir hale gelirse, kayda alınan ithalat için geriye dönük maliyetlerin tahsil edilmesine olanak tanıyor. Bu durum, Türk şirketleri için belirsizlik yaratırken, özellikle uzun vadeli sözleşmeler ve fiyat teklifleri hazırlanırken bu riski dikkate almalarını gerektiriyor. Soruşturmanın dokuz ay süreceği ve AB üyesi ülkelerin gümrük makamlarının Türkiye ve Çin'den gelen ürünlerin ithalatını yoğun bir şekilde denetleyeceği belirtiliyor.
Soruşturmanın temelini, Avrupa Kaynaklı Çelik Hasır Üreticileri Birliği'nin 20 Nisan'da yaptığı şikayet oluşturuyor. Şikâyetin merkezinde, AB'deki kaynaklı çelik hasır üretiminin %25'inden fazlasını temsil eden, Türkiye ve Çin'den yapılan ithalatın, AB üreticilerine zarar verici bir şekilde fiyat avantajı sağladığı iddia ediliyor. Şikâyette, Türkiye'den yapılan ithalat için %44 ile %51 arasında, Çin için ise %26 ile %73 arasında bir damping marjı hesaplanıyor ve Türkiye'nin zarar giderme seviyesi %41 olarak belirtiliyor. Ancak bu rakamların henüz kesinleşmiş vergi oranları olmadığı ve Komisyon'un olası gelecekteki yükümlülüğün tutarını belirleyemediği vurgulanıyor.
Bu durum, Türk çelik sektöründe önemli bir belirsizlik yaratıyor. AB'nin bu soruşturması, Türkiye'nin Avrupa'daki en önemli pazarlarından biri olan demir-çelik ihracatının geleceğini şekillendirebilir. Soruşturmanın sonuçlarına göre, anti-damping vergisi uygulanabilirse, kayıt döneminde gerçekleştirilen tüm ithalatlar için geriye dönük vergi tahsilatı gündeme gelebilir. Bu nedenle, AB'ye kaynaklı çelik hasır gönderen şirketler, olası vergi riskini fiyat tekliflerine ve sözleşmelerine dahil etmek durumunda kalacak. Nihai vergi oranının belirlenmesi ise soruşturmanın tamamlanmasının ardından netleşecek.