Türkiye sağlık sisteminin en büyük sınavlarından biri olan sepsis, yoğun bakımda tedavi gören hastalar için ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. Global Sağlık Hizmetleri Şirketi Vantive’nin desteğiyle Türk Yoğun Bakım Derneği (TYBD) tarafından gerçekleştirilen TÜRKSOFA-2 araştırması, sepsis vakalarının Türkiye’deki yoğun bakım servislerindeki etkisini gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, Türkiye’de yoğun bakımda yatan her beş hastadan birinin sepsis ile mücadele ederken, bu hastalardan yaklaşık yarısı 30 gün içinde yaşamını kaybetti.

TÜRKSOFA-2, 143 yoğun bakım ünitesinde 3.368 hastayı kapsayan kapsamlı bir çalışmaydı. Bu çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, yoğun bakım yatağında yatan hastaların yaklaşık %39’unun sepsis belirtileri göstermesiydi. Sepsisli hastaların yaklaşık %50,5’inin ise 30 gün içinde hayatını kaybettiği tespit edildi. Bu yüksek ölüm oranı, sepsis vakalarının erken teşhis ve tedavi süreçlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Araştırma sonuçları, sepsisle mücadelede erken teşhis ve tedaviye odaklanmanın önemini vurguluyor. TYBD Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, “Sepsisi önlenebilir ölümlerin önemli nedenlerinden biri olarak kabul etmeli, farkındalık çalışmalarını kalıcı sağlık politikalarına dönüştürmeliyiz” diyerek, sepsis bilincinin artırılması ve tedavi süreçlerinin iyileştirilmesi için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Gül, aynı zamanda, sepsis tedavisinde zamanın hayati önem taşıdığını ve tedaviye başlanılmadığında ölüm riskinin önemli ölçüde arttığını ekledi.

Vantive Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Volkan Doğan, “Zamana Karşı Hayat Kurtarma Yarışı” mottosuyla hareket ettiklerini belirterek, sepsis tedavisinde erken teşhis ve yenilikçi teknolojilerin önemini vurguladı. Sepsisle mücadelede sürdürülebilir sistemler oluşturulması, sağlık sistemlerinin ve sağlık çalışanlarının güçlendirilmesi gibi alanlarda yatırım yapılması gerektiğini vurguladı. Bu çalışmaların, sepsis vakalarının azaltılmasına ve hastaların sağkalım oranlarının artırılmasına katkı sağlayacağını öngörüyor.