Diyarbakır'ın Bağlar ilçesi, 20 Haziran akşamı, acı bir olayla sarsıldı. Nurcan Akpirinç (23), 2 çocuk annesi ve 2 aylık hamileliği olan bir kadın, evinde asılı halde bulunan cesediyle adından söz ettirdi. Olay, aile içi gerilimlerin, şüpheli ifadelerin ve karmaşık ilişkilerin çarpıcı bir sonucuydu.
Olayın ilk ihbarı, Akpirinç'in annesi tarafından yapıldı. Kızının, dini nikahlı sevgilisi M.A. ile yaşadığı anlaşmazlık sonrası ailesinin yanına gelmek istediğini belirterek haber alınmamasına neden oldu. Aile, daha sonra Nurcan'dan haber alamayınca, evine giderek onu aradılar. Ancak evde Nurcan'ın bulunmaması, ortalıkta kayboluşuyla birlikte büyük bir endişe yarattı. Aile üyelerinden Pınar Akpirinç, kızının son günlerdeki çaresizliğini ve kaynanasının onu geri göndermesini, olayda bir ipucu olarak gördü.
Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde, Nurcan'ın evde olmadığını söyleyenler arasında kaynanası ve sevgilisi de yer alıyordu. Kaynanası, Nurcan'ın evde olmadığını iddia ederken, sevgilisi telefonunu kırdığı iddiasıyla olayla ilgili büyük bir şaşkınlık yarattı. Pınar Akpirinç'in ifadesine göre, Nurcan'ın son dönemdeki mesajları, kaynanasının onu öldüreceği yönündeydi. Bu iddia, olay yerinde bulunan, Nurcan'ın süt emen kızının varlığı ve bebeklerin acıkıp susamaması gibi sorular, cinayet mi, intihar mı tartışmalarını daha da karmaşık hale getirdi.
Olayın ardından başlatılan soruşturma, aile içi ilişkilerdeki gerilimleri ve şüpheli ifadeleri ortaya çıkardı. Olayla ilgili yapılan toksikolojik ve histopatolojik incelemeler, kesin ölüm nedenini belirlemeye yönelik titiz bir çalışma yürütüyor. Olayın karmaşık ve çalkantılı atmosferi, Nurcan Akpirinç'in hayatının trajik bir şekilde sona ermesiyle birlikte, hem ailesini hem de yetkilileri derinden etkiledi. Olay, Diyarbakır'da adeta bir gölge gibi dolaşırken, cinayet mi, intihar mı sorusu hala yanıtlanmayı bekliyor.