Adalet Bakanı Akın Gürlek, Van Gölü kıyısında yaşanan trajik olayla ilgili, Rojin Kabaiş’in ailesi ve avukatlarıyla gerçekleştirilen hassas görüşmelerde, konunun tüm yönleriyle incelenmesi gerektiğinin altını çizdi. Bakan Gürlek, “Rojin, hayatının en parlak döneminde, hayalleri ve umutları bir vaka olarak kalmış, genç bir kızın acı kaybı. Devlet olarak, bu olayın ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak için tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz,” şeklinde konuştu. Bu ilk adım, sadece bir soruşturma değil, aynı zamanda bir ailenin ve toplumun beklentisiyle örtüşüyordu.
Soruşturmanın ilk aşamalarında, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın uzman ekibi, Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin detaylı bir inceleme başlattı. Bakan Gürlek, “Daire başkanlığımızda, profesyonel ve deneyimli ceza hukuk uzmanları, her bir dosyayı titizlikle değerlendiriyor, savcılarımızla koordineli bir şekilde çalışıyor ve aile ile avukatlarla sürekli iletişim halinde bulunuyoruz,” diyerek, sürecin şeffaflığını ve kapsamlılığını vurguladı. Bu yaklaşım, olayın karmaşıklığını ve potansiyel deliklerin bulunma olasılığını göz önünde bulundurarak, soruşturmanın sağlıklı bir zemine oturmasını sağlıyordu.
İspanya’ya gönderilen Rojin’in mobil cihazının, uluslararası teknik incelemeler için Çin’e de aktarılması, soruşturmanın sadece Türkiye içindeki delillerle sınırlı kalmayacağını gösteriyordu. Bu hamle, olayın potansiyel bağlantılarının araştırılması ve global bir perspektifle soruşturmanın yürütülmesi açısından kritik bir öneme sahipti. Bakan Gürlek, aile ve avukatların taleplerini dikkate alarak, sürecin her aşamasında onlarla işbirliği içinde olduğunu ve onların beklentilerini karşılamaya yönelik çaba gösterdiklerini ifade etti. Telefonun Çin’e gönderilmesi, soruşturmanın kapsamının genişletilmesi ve farklı veri kaynaklarının değerlendirilmesi için bir fırsat sunuyordu.
Bakan Gürlek, olayın çözülmesinde aile ve avukatların görüşlerine büyük önem verdiğini, daraltılmış baz kayıtlarının talep edildiğini ve tüm delillerin en ince ayrıntısına kadar inceleneceğini vurguladı. “Hayatının baharında, umutları ve hayalleri bir vaka olarak kalan bu genç kızın, hayatının ne şekilde sona erdiği tespit edilmeli. Bu, sadece Rojin ailesi için değil, tüm toplum için bir ders olmalı,” diyerek, soruşturmanın amacını netleştirdi. Bakan Gürlek’in, kendi eşinin de Vanlı olmasının, aileye verdikleri desteği pekiştirdiğini ve olayın acısını daha iyi anlamalarına yardımcı olduğunu da ekledi. Aile ve Bakan Gürlek arasında kurulan bu yakın ilişki, soruşturmanın daha duyarlı ve empatik bir şekilde yürütülmesini sağladı.”}”ç.{