Finans dünyasında köklü bir devrimle benzerlik gösteren yeni bir trend hızla şekilleniyor: Yapay zeka tokenları. Bankalar, geleneksel kredi değerlendirme yöntemlerinin ötesine geçerek, müşterilerinin dijital ayak izini doğrudan kullanmaya hazırlanıyor. Restoranlardan telekom şirketlerine kadar uzanan bir zincirde dağıtılan bu tokenlar, tüketicinin günlük harcama alışkanlıklarını ve dijital etkileşimlerini gerçek zamanlı olarak ölçerek, kredi başvurularının değerlendirilmesinde kritik bir rol oynamaya başladı. Bu durum, finans sektörünün geleceği hakkında önemli soruları beraberinde getiriyor.
Token ekonomisi, yapay zeka modellerinin temelini oluşturan, metin verilerini işleyen ve karşılığında ‘ödül’ veren bir sistem üzerine inşa edilmiştir. Çin’de bu sistem, sadakat programlarına benzer bir işlevsellik kazandırırken, kullanıcıların belirli davranışları (yemek siparişi, kredi kartı kullanımı, mobil tarifeleri tercih etme) karşılığında token kazanmalarını sağlıyor. Bu tokenlar, yapay zeka algoritmalarının işlem maliyetlerini hesaplamada ve hizmetlerin kullanımını izlemede kullanılıyor. Ancak, Çin Ulusal Veri İdaresi'nin raporlarına göre, bu teknik ölçü birimi, günlük tüketim alışkanlıklarını ölçmek için de kullanılmaya başlandı. 2024'ün başında yaklaşık 100 milyar token tüketimi gerçekleşirken, bu rakam Haziran ayında 500 trilyona yükseldi.
Bu durum, özellikle restoran ve kafelerde farklı şekillerde kendini gösteriyor. Bazı işletmeler, müşterilerine doğrudan token veya yapay zeka hizmetlerine erişim imkanı sunuyor. Örneğin, Pekin’deki bir bar, müşterilerine içecek siparişi karşılığında DeepSeek gibi yapay zeka hizmetlerine erişim sağlıyor. Diğer restoranlar ise yemek yiyen müşterilere token bonusları vererek, onları sadece kendileri için değil, aynı zamanda “yapay zeka ajanlarını beslemek” için de restorana davet ediyor. Bu, tüketicinin dijital tüketim alışkanlıklarının, finans kurumları tarafından kredi riskinin bir göstergesi olarak değerlendirildiği bir dönemin başlangıcı olabilir.
Bu yenilikçi yaklaşımın en dikkat çekici örneklerinden biri, kredi kartı sektöründe ortaya çıktı. Çinli yapay zeka şirketi Moonshot AI, Çin Tarım Bankası ve American Express ile birlikte alışverişlerde token kazandıran bir kredi kartı piyasaya sürdü. Bu kartlar, tüketicinin harcama alışkanlıklarını ve dijital etkileşimlerini analiz ederek, kredi riskini daha doğru bir şekilde değerlendirmeyi amaçlıyor. Ayrıca, China Merchants Bank ve Şanghay Pudong Kalkınma Bankası gibi bazı bankalar da yapay zeka geliştiricilerini hedefleyen özel kartlar sunuyor. Bu kartlar, 1,8 milyar veya 3 milyar MiniMax ve Qwen tokeni dağıtarak, yapay zeka topluluğuna yönelik bir destek sağlıyor. Bankaların bu yeni stratejisi, yapay zeka teknolojilerinin finans sektöründeki rolünü ve tüketici davranışlarının kredi değerlendirmedeki önemini yeniden tanımlayabilir.