Tekirdağ'ın kalbinde, ‘Yerelden Ulusala İsraf ve Atık’ temasını işleyen bir buluşma gerçekleştirildi. Sıfır Atık Vakfı’nın ev sahipliğinde düzenlenen ‘COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’ kapsamında gerçekleştirilen ‘Tekirdağ Sıfır Atık Çalıştayı’, gelecek nesillerin sağlığını tehdit eden küresel zorluklara ışık tuttu. Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde bir araya gelen uzmanlar, yetkililer ve öğrenciler, sürdürülebilir bir geleceğe yönelik stratejiler geliştirmek amacıyla yoğun bir tartışma sürecine dahil oldular.
Programa katılan isimler arasında, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk’ün, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş’ın, Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin’in ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ali Kemal Atlı’nın yer aldığı, Türkiye’nin geleceğine yön veren önemli isimlerden oluşan bir heyet bulunuyordu. Bu önemli buluşma, sadece Tekirdağ’ı değil, tüm ülkenin çevresel hassasiyetlerini artırma potansiyeline sahipti.
Vali Soytürk, programın açılış konuşmasında, Tekirdağ’ın karşı karşıya olduğu su kaynaklarındaki kısıtlamalara vurgu yaparak, Naip Barajı’ndaki azalma ve tarımsal sulamada yaşanan zorluklar hakkında detaylı bilgi verdi. Yağmur yağışının bu yılki olumlu etkisiyle doluluk oranlarının yükselmesine rağmen, şehrin su ihtiyacını karşılamadaki sınırlılık, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi konusunda acil adımlar atılması gerektiğini gösterdi. TESKİ’nin bu konuda yaptığı çalışmalar ve potansiyel çözümler, umut verici bir tablo çiziyordu.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ise, vakfın küresel sorunlara yerelde çözüm üretme misyonunu vurgulayarak, tarım alanlarındaki erozyon ve iklim değişikliğinin yarınlara yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Dünya nüfusunun artışıyla birlikte su kaynakları üzerindeki baskının giderek arttığını ve bu durumun özellikle gelişmekte olan ülkeler için felaketle sonuçlanabileceğini ifade etti. Kenya’nın Nairobi şehrindeki gecekondu mahallesindeki insanlık trajedilerini hatırlatması, küresel eşitsizliklerin ve kaynak kıtlığının yarattığı acı gerçekleri gözler önüne serdi.
Ek olarak, Ergene Nehri’ne Organize Sanayi Bölgeleri’nden atık gitmemesi, Türkiye’nin çevre yönetimi konusundaki başarısının bir göstergesi olarak değerlendirildi. Ancak, tarım alanlarındaki su kıtlığı ve iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için daha kapsamlı ve uzun vadeli stratejiler geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Bu zorlu süreçte, israfın önlenmesi ve doğal kaynakların verimli kullanılması, en önemli öncelik olmalıydı.