Türkiye eğitim sisteminin geleceğine dair önemli bir değerlendirme, Türk Eğitim Derneği’nin (TED) düşünce kuruluşu TEDMEM’in hazırladığı ‘PISA 2025’e İlk Bakış Raporu’ ile geldi. Rapor, PISA sınavı sonuçlarına dayanarak, Türkiye’deki okullar arasındaki performans farklılıklarının, OECD ülkeleri arasında dikkat çekici bir boyut taşıdığını ortaya koyuyor. Bu durum, eğitimde eşitsizliğin sadece bir sorun olmadığını, aynı zamanda stratejik bir zorluk teşkil ettiğini gösteriyor.

Analizler, fen, matematik ve okuma alanlarında okullar arasında gözle görülür bir varyans olduğunu vurguluyor. Özellikle, matematik alanında okullar arası performans farkı, OECD ortalamasının neredeyse iki katına yakın bir seviyede yer alıyor. Bu durum, öğrencilerin okullarına bağlı olarak farklı akademik başarı düzeylerine sahip olduğu bir gerçeği işaret ediyor. Fen alanında %50.1, matematikte %67.5 ve okuma alanında %41.6 oranında olan varyans, eğitimde fırsat eşitsizliğinin derinliğini ortaya koyuyor. Bu oranlar, Türkiye’nin bu alandaki diğer gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında önemli bir fark yaratıyor.

Raporun bulguları, Türkiye’de belirli okul türleri arasında belirgin bir performans ayrışması olduğunu da ortaya koyuyor. Çok programlı Anadolu liselerinde 2022’ye kıyasla fen puanı 78, matematik puanı 68 ve okuma puanı 72 artışıyla dikkat çekici bir ilerleme kaydedilmiş. Ancak fen liseleri, sosyal bilimler liseleri ve bazı özel okul türleri (Anadolu imam hatip liseleri, Anadolu güzel sanatlar liseleri, spor liseleri ve mesleki ve teknik Anadolu liseleri) ortalama puanlarının Türkiye ortalamasının altında kalması, eğitimde farklılıkların devam ettiğini gösteriyor. En yüksek ve en düşük ortalamalara sahip okul türleri arasındaki performans farkı, fende 182, matematikte 206 ve okumada 165 puana kadar ulaşıyor. Matematikteki 200’ü aşan bu fark, eğitimde eşitsizliğin boyutunu daha da net bir şekilde ortaya koyuyor.

Sonuç olarak, TEDMEM’in raporu, Türkiye’nin eğitim sisteminde eşitsizliğin giderilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Ortalama puanlardaki yükseliş genel bir başarı göstergesi olsa da, okullar arasındaki performans farklılıklarının yüksekliği, eğitimde eşitliğin sağlanmasının acil bir öncelik olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, eğitim politikalarının, sadece akademik başarıyı artırmaya değil, aynı zamanda öğrencilerin farklı sosyoekonomik ve coğrafi bölgelerden eşit fırsatlara sahip olmalarını sağlamaya odaklanması gerekiyor.