Ekonomik büyüme hedefleri ve enflasyonla mücadele stratejileri üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’ndaki zirvede önemli bilgiler paylaştı. Yılmaz, 2027 yılına yönelik enflasyon hedefini yüzde 21’e düşürmeyi amaçlarken, 2029’a baktığımızda ise ülke ekonomisinin 2,2 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşacağını, kişi başına gelirin 25 bin dolar civarına yükseleceğini ve mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolar seviyesine çıkarılacağını öngörüyor. Bu iddialı hedeflere ulaşmak için, enflasyonla mücadelede kapsamlı bir bütüncül yaklaşım benimsendiğini vurguladı.
Yılmaz’ın konuşmasında özellikle dış şoklara karşı Türkiye’nin artan dayanıklılığına dikkat çekildi. Ülke risk priminin son yıllarda önemli ölçüde düştüğü, CDS’lerin 200 puanın altına inebileceği değerlendirmesi, ekonomiye olan güvenin arttığını gösteriyor. Ayrıca, Türk lirasının mevduatlardaki payının son 34 yılda yüzde 31,6’dan yüzde 61,5’e yükselmesi, finansal istikrarın güçlendiğini ve döviz kurlarındaki oynaklığın azaldığını ortaya koyuyor. Merkez Bankası’nın rezervlerinin de geçmişe göre çok daha güçlü bir yapıya kavuştuğu bilgisi, geleceğe yönelik iyimser tabloyu destekliyor.
Sosyal konut projeleri ve arz yönlü politikalar da Yılmaz’ın gündeminde önemli yer tutuyor. 500 bin konut kampanyası ve kiralık konut programı devam edecek şekilde genişletilirken, sosyal konut ödenekleri bütçede yüzde 150 artırıldı. Gıda sektöründe sulama yatırımlarına yapılan harcamalar 100 milyar lirayı aştı ve bu durum, tarımsal üretimin güçlenmesine katkı sağlayacak. Ulaşım alanında ise savaşın etkileri göz önünde bulundurularak, yerel yönetimlerin şehir içi ulaşımda artışları dikkate alınarak stratejiler belirlenecek. KOBİ’lere yönelik 250 milyar liralık kredi desteği, reel sektörün desteklenmesi ve istihdamın korunması amacıyla önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Deprem felaketinin etkilerini azaltmak ve ülkenin yeniden ayağa kalkmasına katkıda bulunmak amacıyla yapılan çalışmalar da Yılmaz tarafından detaylı bir şekilde anlatıldı. Yıl sonuna kadar deprem harcamalarının 104 milyar dolara ulaşması ve son üç yılda 455 bin konutun inşa edilmesi planlanırken, yollar, hastaneler, okullar ve organize sanayi bölgeleriyle 11 şehrin yeniden yapılandırılması hedefleniyor. Bu kapsamda, bütçedeki payın zamanla azalması bekleniyor. Yılmaz, ekonomik büyüme hedeflerine ulaşmak için sektörler arasında işbirliğinin ve dayanışmanın önemine de vurgu yaparak, katılımcıları ileriye dönük stratejiler geliştirmeye teşvik etti.”}p>