Batı Atlantik'te, Arjantin'in canlı renkleriyle Capo Verde'nin sakin sularına uzanan bir deniz yolculuğu, trajik bir dönüm noktasına ulaştı. MV Hondius adlı gemide, 1 Nisan'dan itibaren başlayan ve ölümle sonuçlanan yedi vakayla tırmanan hantavirüs salgını, içerik üreticisi Ruhi Çenet'in de içinde bulunduğu yolcular için acı bir gerçek oldu. Gemi, Atlas Okyanusu’nun derinliklerinde, beklenmedik bir sağlık felaketinin merkezi haline geldi.
Yolculuğun ilk evrelerinde, denizcilerin sağlığı için kritik öneme sahip olan hantavirüs vakaları, bir ölüm zincirinin başlangıcı gibiydi. Ruhi Çenet, yaklaşık bir aylık bu süre zarfında yaşadıklarını sosyal medya paylaşımlarıyla anlattı. İlk ölümün, öngörülemeyen okyanus koşullarıyla ilişkili olduğunu düşünseler de, durumun çığırından çıkmasıyla birlikte gemideki ortam, endişe ve belirsizlikle doldu. Yolcuların birbirleriyle temasının azaltılması konusundaki ilk adımlar yetersiz kalmış, riskin yayılma olasılığı göz ardı edilmişti.
Ruhi Çenet’in anlatımına göre, ilk ölümden sonra gemide alınan önlemler yetersiz kaldı. Yemeklerin toplu tüketimi, toplu aktiviteler, kişisel mesafelerin korunmaması gibi faktörler, virüsün yayılmasını hızlandırdı. Gemide bulunan tek doktor, hastalığın ilerlemesiyle mücadele ederken, yolcular arasında hayatını kaybedenlerin sayısı arttı. Çenet'in kendisinin de 24. gününde gemiden ayrılması, ancak yaşananların ardından gemideki riskin tam olarak ortadan kalkmadığını gösteriyordu. Bir gün sonra, ilk ölen yolcunun eşi de aynı talihsiz sonu yaşamış, üçüncü ölüm ise kesin olarak hantavirüs tanısına bağlandı.
Gemideki yaşam koşulları, ölümle sonuçlanan bu salgının ardından daha da dramatik bir hal aldı. Virüsün tedavisinin mümkün olmadığı, gemideki doktorun da yaşam mücadelesi verdiği gerçeği, yolcular için umutsuzluğa yol açtı. Ruhi Çenet, yaşadıklarını ve gerekli kan testlerini yaptırmasıyla kurtulduğunu belirterek, bu yolculuğun insan sağlığı ve güvenlik açısından ne kadar riskli olabileceğini vurguladı. Olay, deniz ulaşımında hijyen ve sağlık protokollerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bu trajik olay, benzer seferlerde alınması gereken önlemler konusunda bir uyarı niteliği taşıyor.”}