CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, son yerel yönetim seçimlerinden itibaren partilerinin adayları olarak seçilen birçok belediye başkanını ve meclis üyelerinin iktidar partisine geçişlerini ciddi bir şekilde değerlendiriyor. Bu durum, partinin içindeki yönetim stratejilerinin ve aday belirleme süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor. Sarı, bu geçişlerin sadece isimlerin değişimiyle değil, altında yatan nedenlerin ve sürecin şeffaflığının sorgulanması gerektiğini vurguluyor.
Özellikle Ağustos ayında partiden ayrılan Felahiye Belediye Başkanı Şeref Güleser, Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun ve Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı gibi isimlerin bağımsız olarak görevine devam etmesi, partililerin tepkilerini daha da tırmandırmıştı. Sarı, bu istifaların, partinin yerel yönetimlerdeki başarısızlıklarının bir sonucu olmadığını, aynı zamanda partinin içindeki yönlendirme sürecinin de sorgulanması gerektiğini belirtiyor. Bu isimlerin seçimlere aday gösterilme biçimlerinin ve arkasındaki referansların detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiği savunuluyor.
Siyasi sorumlulukların sadece gidenlere değil, onları o makamlara getiren aktörlere de ait olduğunu vurgulayan Sarı, Ak Parti'nin üzerine sorumluluğu yükleme yaklaşımını eleştiriyor. Bu yaklaşımın, sorunun kökenine inmeden sadece bir çözüm önerisi sunmaktan öteye geçmediğini düşünüyor. Adayların seçimi ve yönlendirilmesi sürecindeki tüm adımlar, şeffaflık ilkesiyle hareket ederek, kamuoyunun güvenini kazanacak şekilde yürütülmelidir.
CHP, bu öz eleştiri sürecini bir fırsat olarak görerek, 2029 yerel seçimlerine hazırlanacak. Sorumluluk almayı bilen, parti çizgisinde hareket eden ve seçmenlerin beklentilerini karşılayacak adaylarla yoluna devam etmeyi hedefliyor. Bu stratejik yaklaşım, partinin yerel yönetimlerdeki başarısını artırarak, gelecekteki seçimlerdeki konumunu güçlendirecektir.