Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yaklaşan toplantı öncesinde piyasaları etkileyecek bir karar aldı. Eylül ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini beklenmedik bir şekilde yüzde 37 seviyesinde sabit tutarak, enflasyonla mücadeledeki sıkı duruşunu sürdürme kararı aldı. Karar metninde, enflasyon oranlarındaki yavaşlama göz önünde bulundurularak, yüksek enerji maliyetlerinin enflasyon beklentilerini yükseltebilecek potansiyeli vurgulanmıştır. Banka, mevcut sıkı para politikası yaklaşımını koruyarak, enflasyon eğilimlerinde önemli bir gerileme yaşanmaması durumunda ek sıkılaştırma uygulamaya geçebileceğini açıkça ifade etmiştir.
Bu kararın ardından, uluslararası finans kuruluşları ve yatırım bankaları tarafından hızlı bir değerlendirme süreci başlatıldı. Özellikle yılın son çeyreği ve yaklaşan toplantılarla ilgili faiz indirimine dair beklentiler şekillenmeye başlandı. Barclays, Deutsche Bank ve BBVA Research gibi önde gelen kurumlar, farklı senaryolarla ortaya koydukları tahminlerle piyasaları ve yatırımcıları bilgilendirmeye çalışmaktadır. Bu bankaların beklentileri, Türkiye ekonomisinin geleceğine dair önemli bir gösterge niteliği taşımaktadır.
Barclays, TCMB'nin mevcut yaklaşımını ihtiyatlı bir tutum olarak yorumlarken, dezenflasyon sürecindeki ilerlemeyi ve iç taleptaki yavaşlamayı dikkatle değerlendirdi. Güncellenen enflasyon tahminleri ve yeni Orta Vadeli Program ile ekonomide daha gerçekçi bir yol haritası çizildiği vurgulandı. Barclays'in beklentisi, enflasyonun 2029 yılına kadar tek haneli rakamlara ulaşması ve piyasa beklentileriyle uyum sağlanmasıdır. Banka, jeopolitik risklerin azalması ve enerji fiyatlarındaki dengeye gelmesi durumunda Ekim ve Aralık aylarında 100 baz puanlık faiz indirimlerinin gerçekleşebileceğini öngörürken, yıl sonu politika faizi tahminini yüzde 35 olarak belirlemiştir. Bu tahmin, enflasyonun yüzde 30'a gerilemesini ve politika faizinin de yüzde 29'da kalmasını içermektedir.
Deutsche Bank ise, TCMB'nin iç koşullarda dezenflasyonu destekleyen iyileşmeleri dikkate aldığını, ancak dış ekonomik riskler nedeniyle temkinli bir yaklaşım sergilediğini ifade etmektedir. Banka, tüketici fiyatlarındaki aylık artışın düşmesi ve yüksek reel faizlerin indirim için alan sağlamasıyla birlikte, yıl sonuna kadar iki kez 100 baz puanlık faiz indiriminin beklendiğini belirtmektedir. 2027'nin ilk yarısında dezenflasyonun hızlanmasıyla enflasyonun ortalama yüzde 26,5'e, politika faizinin ise ikinci çeyrek sonunda yüzde 31,5'e gerileyeceği öngörülmektedir. Seçimlerin 2028'in ilk yarısında yapılacağı varsayımına dayanarak, 2027 yıl sonu tahminleri enflasyonda yüzde 25 ve politika faizinde yüzde 30 seviyesinde yer almaktadır.