Üniversiteler, bilgi ve yaratıcılığın yeşerdiği alanlardır; ticari çıkarların yansıttığı aynalar olmamalıdır. Dokuz Eylül Üniversitesi’nin Güzel Sanatlar Enstitüsü’nün kapatılması, eğitimde yaşanan gerilemeye bir daha bir örnek teşkil etmektedir. Bu kararın arkasındaki gerekçeler, sanatı ve eğitimi toplumun gelişimine katkı sağlayan birer değer olarak görmeyen bir yaklaşımı yansıtmaktadır.

Alsancak’taki Rektörlük önünde toplanan geniş katılımlı bir mitingte, Birleşik Emekliler Sendikası, DEM Parti, İYİ Parti, Yeşil Sol Parti ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, üniversitelerin kamusal sorumluluğunu ve sanatı bir lükse indirgemeyi kınadılar. Şenay Erdin’in liderliğindeki konuşmada, uzun yıllar boyunca toplumun hizmetinde olan emeklilerin, gelecek nesillere emanet olunan değerlerin korunması için varlıklarıyla destek verdikleri vurgulandı. Sanatın ve eğitimin, bireysel çıkarların değil, toplumun ortak iradesiyle şekillenmesi gerektiği bir kez daha hatırlatıldı.

Mitingde yer alan siyasi temsilciler de ortak bir sesle kararın geri çekilmesi çağrısında bulundular. İbrahim Akın, benzer girişimlerin geçmişte yaşadığı zorlukları hatırlatarak, sanata ve eğitime yönelik olumsuz tutumun tehlikeli bir gösterge olduğunu ifade etti. Utku Gümükçü ise Güzel Sanatlar biriminin üniversitenin kimliği için vazgeçilmez olduğunu belirterek, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu mücadelenin arkasında olduğunu açıkladı. Kenan Işık, tüm kenti dayanışmaya çağıran güçlü bir mesajla, siyasi iktidarın baskıcı politikalarına karşı ortak bir mücadele başlatılması gerektiğini vurguladı.

Bu toplumsal dayanışma örneği, eğitimde ve sanatta değerlerin korunması için bir sinyal olarak yükselmektedir. Üniversitelerin, toplumun bilgi ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamada oynadığı rolün, ticari kaygılarla değil, insanlığa hizmet anlayışıyla değerlendirilmesi gerektiği bir kez daha ortaya konulmuştur. Sanatın susmaması, öğrencinin sesinin duyulması ve örgütlü mücadelelerin güçlenmesi, bu kararın geri çekilmesi için bir dönüm noktası olacaktır.